FINDIKLI BİSCOTTİ
FINDIKLI BİSCOTTİ
ÇİLEKLİ LİMONLU CUP
ÇİLEKLİ LİMONLU CUP
SUSHI TARİFİ
SUSHI TARİFİ
SICAK ŞARAP
SICAK ŞARAP


GÖKKUŞAĞI PASTA

09.05.2019
GÖKKUŞAĞI PASTA

Gökkuşağı renklerinden oluşan, hediye paketi pastamızı dilediğiniz tat'da sizler için hazırlıyoruz. Sizin yapmanız gereken sadece bize ulaşmanız.. Tüm kutlamalarınızda yanınızdayız...



MOR DÜŞLER KONSEPTİ

19.03.2019
MOR DÜŞLER KONSEPTİ

Yeni yaşlar, yeni dilekler, kutlamalar, güzel ve unutulmaz anlar...
Mart ayı bebeklerinden Minik Ece'nin doğum günü hazırlıkları, bizim için hem çok keyifli hem de mutluluk vericiydi... Hele ki çıkan sonuç mükemmelse daha ne istenir ki başka..:)

Geçen hafta düzenlediğimiz doğum günü karelerini sizlerle paylaşıyoruz , siz de özel anlarınızı mutfaktat Catering ile unutulmaz bir şölene dönüştürmek istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz...



MUTFAKTAT CATERING ARTIK SİZLERLE...

04.03.2019
MUTFAKTAT CATERING ARTIK SİZLERLE...

Mutfaktat Catering artık hizmetinizde!!! sizlerden gelen güzel talepler ve istekler doğrultusunda biz de hiç kayıtsız kalır mıyız ;) Kollarımızı sıvadık bile :) En güzel ve en özel anlarınızda her zaman sizin yanınızdayız...Her türlü etkinliğiniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.. Birlikte bakalım nasıl projeler çıkartacağız, nasıl tatlılıklar bizleri bekliyor....;) Mutfaktat Team



YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN!!!

31.12.2018
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN!!!

Mutfaktat ekibi olarak, İyi bir yıl geçirmeniz dileğiyle yeni yılınızı kutluyoruz...



HATAYCA MEZE

30.12.2018
HATAYCA MEZE

Yeni Yıl geldi çattı.. Her yerde bir telaş almış başını gidiyor, mağazalarda, alışveriş merkezlerinde birçok insan sevdiklerine yeni yıl hediyeleri almak için koşuştururken, bir yandan da bir çok evde yeni yıl menüleri belirlenip, davet edilen konuklara özel menüler hazırlanıyor. Genelde yeni yılı sevdiklerimle bir arada evde kutlamayı gelenek haline getirmiş biri olarak, her yıl , acaba bu sene nasıl bir menü hazırlamalıyım diye haftalar önce düşünmeye başlarım, Ana yemekte portakallı tavuk mu?, yoksa fırında sebzeli hindi mi ? yanında kaç çeşit meze, yemek üstüne hafif bir meyveli tatlı mı ? yoksa bir yeni yıl pastası mı derken yeni yıl akşamı gelir çatar.

Nesli ile, bunları düşünüp hazırlar iken, bu sene menülerimize değişik ve bir o kadar lezzetli bir tarif daha eklemeye karar verdik. Bu da Hatay usulü ezme oldu.. İçeriğinde kuru domatesten tutun, ay çekirdeği içine, çeşitli baharatlar ve sarımsağa kadar neler var neler..

Lezzetine gelince, minik kanepe ekmekleri üzerine sürdükten sonra, tabiri caizse iştah arttırıcı olarak ara atıştırmalık şeklinde yılbaşı sofralarınızda yerini alabilecek iddalı bir aday olduğunu söyleyebiliriz..

Şimdiden hepinize sağlıklı mutlu ve barış dolu bir yıl diliyoruz.. Afiyet olsun.. ( Meriç)



BALKABAĞI MOZAİK PASTASI

19.12.2018
BALKABAĞI MOZAİK PASTASI

Yeni yıla girmek için geri sayıma başladığımız şu günlerde özellikle yılbaşı sofralarını nelerle dolduracağınızı düşünüyorsanız bu tarif tam size göre.
Gecenin finalini oluşturacak tatlımız
mevsimin getirdiği bal kabağından yapılıyor ,
adından da anlaşıldığı üzere mozaik çok bilindik bir tatlı fakat biz bunun için ana madde olarak balkabağı kullanıp hem biraz fark yaratmak hem de konseptimiz olan yılbaşına daha uygun bir tatlı sunmak istedik.
Aynı zamanda hafifliğiyle ve ferahlığıyla ağır yılbaşı yemeklerinden sonra bence size çok iyi gelecek. Afiyetle. ( Ness )



SICAK ŞARAP TARİFİ

05.12.2018
SICAK ŞARAP TARİFİ

Geldik mi aralık ayına sevgili arkadaşlar, bu ay yeni yıl ayı olduğu için her yer ışıl ışıl, evlerin pencerelerinden yeni yıl ağaçlarının ışıkları süzülen, mağazaların vitrinlerinin birbirinden güzel yeni yıl dekorlarıyla dolu güzel bir ay...

Biz de bu sebeple aralık ayını yeni yıl konseptlerine, tariflerine ayırmaya karar verdik. Sizlere ilk olarak sıcak şarap tarifiyle geldik. Bu tarifi hazırlaması toplam da 10 dakikanızı alacak, soğuk havalarda keyifli anlar yaratmaya yardımcı bir o kadar lezzetli sıcak şarabı biran önce denemenizi tavsiye ederiz.. Yeni yıl ağaçlarının ışıltısı her zaman içinizde olsun... Afiyet olsun ( Meriç)



KALUÇİNYA BÖREĞİ

29.11.2018
KALUÇİNYA BÖREĞİ

İsmiyle münhasır, Girit mutfağından olan bu tarif, bizim aile tarafından da, ve nesiller boyu tercih edilip zevkle tükettiği bir börek çeşididir. Aslen Paskalya çöreği olarak lanse eden Giritliler bu tarifi kendilerine özgü peynir çeşidiyle yaparlar ama bizlere uzanmasıyla, biraz da kültür kaynaşmasıyla olsa gerek kendimize uyarlayıp ve bizim aile mutfağına giren şekliyle sizlere sunuyoruz.

Bence ıspanak bu böreğin vazgeçilmezi olsa da yer yer peynirli Kaluçinya'da yapanlar mevcut.
Malum Girit mutfağı yenilebilir ot ağırlıklı ve her ne kadar hamur işi olsa da içine onu yumuşatacak illa ki bir ot çeşidi eklenen tariflerle doludur.
Yapımında ki zahmeti sizi korkutsa da bu lezzeti tattıktan sonra iyi ki denemişim diyeceğinize eminim. Afiyetle Ness ;)



DOMATESLİ FRITADA (MÜCVER)

22.11.2018
DOMATESLİ FRITADA (MÜCVER)

Geçenlerde İzmirde, ''Mutfakkonak İzmir Lezzetleri Festivali'' düzenlendi. Bir çok ünlü şeflerin de katılıp çeşitli workshoplar verdikleri festival, üç gün boyunca coşkulu bir şekilde devam etti. Biz de böylesine güzel bir etkinliği ve önemli şeflerin workshoplarını hiç kaçırırmıyız, tabi ki en ön sıralardan yerimizi aldık.

Festival boyunca Ege mutfağından değişik tarifler anlatıldı, workshoplar ile bunların bazıları uygulandı, tadım atölyelerinde farklı lezzetler deneme şansı yakaladık. Bize içlerinde en ilginç gelen ise ''Sübye'' idi. Kavun çekirdeklerinin güneşte kurutulup, şeker ile karıştırılıp dövülerek parçalanıp, kaynatılıp suyu süzülerek elde edilen çok fresh ve sağlıklı bu içecek sindirim sisteminin düzenlenmesine de oldukça yardımcı.

Bizim hoşumuza gitti kavun mevsimi tekrar geldiğinde sizin için bu tarifi deneyip, beğenilerinize sunmayı planlıyoruz. Gelelim bugünkü tarife, @MutfakKonak 'ın enfes tarifleri arasından sizin için bu pratik ve hafif bir tat olan, domatesli fritadayı seçtik. Biz beğendik, umarız siz de beğenirsiniz.. Afiyet olsun (Meriç)



NAZİLLİ'DE BİR İTALYAN RÜZGARI

13.11.2018
NAZİLLİ'DE BİR İTALYAN RÜZGARI

Denizliye seyahat ettiğimiz bir günde, uzun yolculuk saatlerinin verdiği yorgunluk ve ne yesek, nerede yesek düşünceleri içindeyken, nazilli üzerinden geçerken gözümüze bir İtalyan pizza restoranı ilişti. ''ITALIANA FABBRICA''...

İçeriye girdiğimizde bizleri güler yüzlü bir personel karşıladı ve caddenin akan trafiğini en güzel izleyebileceğimiz bir masaya yönlendirdi. Sıcak bir atmosfer, temiz kaliteli bir mekan güler yüzlü ve deneyimli bir personel kadrosuyla, şık elit bir restoran olduğunu düşünerek bizden tam not almayı başardı. iki katı olan ve arka tarafında sevimli bir bahçesi olan bu restoran'da acaba pizzalar nasıldı ?

Bir kaç tavsiye üzerine, füme kaburgalı ve 4 peynirli pizzayı denemeye karar verdik. Güzel bir seçim olmuş, eğer vejetaryan değil iseniz mutlaka denemenizi tavsiye ederiz. sıcacık mis gibi kokan bu güzel pizzaları bir çırpıda bitirdikten sonra, mekan ile ilgili, sizler için bir kaç kare resim yakaladık.

Resimlerimizi çekip masamıza döndüğümüzde bizi sürpriz bir tatlı bekliyordu. Restoran sahibi Nazım bey'in bizler için hazırlattığı özel bir ikram, güzel bir sunum ile özenerek hazırlanmış içi sıcacık çikolata, dışı çıtır hamurla kaplanmış, yanında vanilyalı bir dondurma eşliğinde ''Fabbrica Calzone'' , enfes pizzaların üzerine harika bir tat bıraktı damaklarımızda...

Yolunuz Nazilli taraflarına düşerse, mutlaka uğramanızı ve bu birbirinden lezzetli pizzaları ve Fabbrica Calzone'u denemenizi tavsiye ederiz.. (Meriç)



GRANOLA

09.11.2018
GRANOLA

Sağlıklı , doyurucu ve enerji verici olduğu kadar da lezzetli bu tarifimizi uygulayarak ister kahvaltılarınızı hafife indirin ister televizyon karşısında atıştırırken yiyin günün her saati keyifle tüketmek isteyeceksiniz.

Ayrıca kendiniz farklı meyveler de ekleyerek daha geliştirebilir ve damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.
Katkı maddesi olmadan evinizde sağlıklı şekilde hazırlayıp içiniz rahat diyetinize devam etmek için hadi buyurun tarifimize. Afiyetle Ness ;)



ÇİKOLATA BOMBASI-CHOCOLATE BOMB

01.11.2018
ÇİKOLATA BOMBASI-CHOCOLATE BOMB

Bu yıl da halloween ( cadılar Bayramı) paylaşımlarımızı bitirdikten sonra, hem lezzetli, hem de yapımı eğlenceli ve kolay bir tarifle karşınıza çıkalım dedik. Ve size bu chocolate bomb'ları hazırladık.. İsmini bu şekilde koymak istedik çünkü gerçekten içeriği bir bomba kadar güçlü, besleyici bir enerji deposu.

İçeriğinde neredeyse yok yok, badem, yulaf, bal, labne peyniri, çikolata...Yapılması da bir o kadar kolay,
hiç vakit kaybetmeden bir an önce kolları sıvayıp hazırlayın deriz.. Sevdikleriniz ve çocuklarınız bu bombalara bayılacak bizden söylemesi... Afiye olsun ( Meriç)



HALLOWEEN ŞEKER HAMURU BİSKÜVİLERİ

26.10.2018
HALLOWEEN ŞEKER HAMURU BİSKÜVİLERİ

Ekim ayının sonu neredeyse geldi çattı. 31 Ekim Cadılar bayramı ( halloween ) olarak bilinen, bu ekim ayı'nın son günü bir çok ülkede her yıl kutlamaları bir gelenek haline geldi.

Cadılar Bayramı'nın kökleri aslında Pagan döneme ve sonrasında ilk Hristiyan uygulamalarına kadar gidiyor. Başlarda hasat zamanının bitmesi ve kışın başlamasını temsil etmektedir..
Bu bayramın, eski dildeki söylenişi olan Hallowe’en, “Tüm Kutsalların Akşamı” anlamına geliyor.
Ve ilk halloween İngiltere, İrlanda ve İskoçya’da, Hristiyanlık öncesi dönemlerde kutlanmaya başlamıştı. Keltler hasat bayramının bittiği gün olarak kutlarken, yüzyıllar sonra tarih sahnesine çıkan Hristiyanlar ise bugünü tüm kutsal azizleri ve din adına hayatını kaybeden şehitleri anmak için kutlamaya başladılar.

Ve günümüzde artık bu gün değişik kutlama şekillerine bürünerek, yetişkinler korkunç kıyafetler giyerek evlerini temaya uygun olarak süsleyerek, dekore ederek partiler verirken, çocuklar ise bunun yanında prens ve prensesler gibi, ya da hayran oldukları süper kahramanlar gibi giyinerek, kapı kapı dolaşıyorlar ve şeker topluyorlar..

Ülkemizde de artık bu etkinlikler düzenlenmekte bir çok cafelerde, eğlence merkezlerinde özel davetler, kostüm partileri verilmekte..
Biz de bu halloween ayını cici bici şeker hamuru kurabiyeleriyle tamamlamayı seçtik..

Ne demişler... Trick or Treat!!! seçim sizin... ;) İyi eğlenceler (Meriç)



PEYNİRLİ CADI SÜPÜRGELERİ

17.10.2018
PEYNİRLİ CADI SÜPÜRGELERİ

Bugün sizlere pratik ama farklı ve görseli eğlenceli bir atıştırmalık hazırladık. Ayrıca bu ay ki konseptimiz olan Halloween ( cadılar bayramı ) içinde uygun gördüğümüz bizim için cadı süpürgesi şeklinde kullandığımız bu sunumu seçtik.

Eğer siz de bizim gibi dünyayı takip eden ve Halloween çılgınlığına kapılanlardansanız tam size göre bir tarif.

Ya da tercihiniz sadece bu sevimli sunumu sevdiklerinize farklı bir lezzet olarak ikram etmek olabilir hadi başlayın o halde :) Ama en güzeli çocuklarınızla birlikte hazırlayıp eğlenceli ve keyifli bir etkinlik sonrası beraber zevkle yiyenlerden olmaktır bence.

Hadi bakalım kolay gelsin.. kolay gelsin diyorum çünkü maydanoz sapları bağlarken sizi epey uğraştıracak buna eminiz. İyi eğlenceler ve Afiyetler dilerim... Ness ;)



HALLOWEEN CUPCAKE

11.10.2018
HALLOWEEN CUPCAKE

Ekim ayı yılın en güzel aylarından biri bana kalırsa.. Havaların hafif hafif serinlemeye başladığı, etrafa çöken tatlı bir serinlik ile sakinliğin verdiği huzur beni hep değişik duygular içine almıştır. Belki bu, yaz aylarının hareketliliği, sıcaklığından olsa gerek, bir anda insan kendini tatlı ve sakin bir huzur içinde buluyor sonbaharda..

Aklımızda blog açma fikri olmayan zamanlarda, Nesli ile her ekim ayında cadılar bayramı için, kendimizi eğlendirmek adına değişik kapı çelenkleri, ev dekorasyonları, günün anlamını taşıyan tatlılar kekler yapar, bunları sonra afiyetle yerdik. Cadılar bayramı (halloween) bir Amerikan geleneği olsa da artık son yıllarda ülkemizde de eğlence adına değişik faaliyetler, etkinlikler, partiler düzenlenmekte..

Biz de bunu düşünerek ekim ayını cadılar bayramı için ayırdık ve sizlere bir ay boyunca değişik farklı tatlar, eğlenceli görseller hazırlamak istedik.. Bunlardan ilki halloween cupcake'ler ile başladık, iki renkte hazırladığımız içi meyve dolgulu hem lezzetli hem de görünümü ile eğlenceli bu keklerin tarifini ve görsellerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.. Cupcake'lerin etrafını dekoratif kalıplarla dekore ettik. Bu kalıpları nereden bulacağız diyenler için, Aliexpress.com sitesinden çok uygun fiyatlara edinebilirsiniz.. Afiyet olsun (Meriç)



LOR TATLISI

01.10.2018
LOR TATLISI

Size verdiğimiz bu tarif bizim ailenin vazgeçilmez bayram tatlılarından biridir.Her evde hazırlanan klasik ve kallavi bayram tatlıları yerine biz de bu tercih edilir.
Aslında her zaman hazırlanabilecek kolayca bulunan malzemelerin karışımı olan bu tarif görünümünden ötürü ağır bir tat gibi durduğundan içinde çok az un oluşu ve lor'un hafifliğiyle sizi şaşırtacak.

İkram ettiğiniz sevdikleriniz eminiz ki karışımın içinde lor olduğunu tahmin edemeyecekler onları şaşırtıp aynı zaman da onlara farklı bir tat sunmuş olacaksınız.

Lezzeti ve hafifliğiyle yemeye doyamayacağınız bu tatlımız eminiz ki sizin de süregelen tarifleriniz arasına girecek... Afiyetle Ness ;)



BRUSCHETTA TARİFİ

20.09.2018
BRUSCHETTA TARİFİ

En sevdiğim şeyler arasında 1 meze hazırlamak, 2 aperatif atıştırmalar hazırlamak gelir. Bu sebeple genelde buzluğumda mutlaka karides, tütsülenmiş et gibi pratik ve hayat kurtarıcı malzemeler bulunur. Olur da ansızın çat kapı bir birileri gelirse her zaman hazırlıklıyım diyebilirim.. :) Bugün paylaştığımız tarif, hazırlaması hem çok pratik, hem de görsel olarak ve lezzet olarak da ayrı bir güzellikte..

Yıllar önce Desperate Housewives dizinin bir bölümünde, Bree'nin, Linettin süpermarket'te rehin tutulduğu o anı televizyondan izlemek için gelen komşularına hazırladığı bu minik atıştırmalıklar, beni izlerken ağzımın sularının akmasına sebep olmuştu.. Buraya bir dipnot koymak gerekirse ; Sizin de bildiğiniz gibi Desperate Housewive Dizisine ( Umutsuz Ev kadınları) ne kadar hayran olduğum da ayrı bir mesele...

Size ara ara bu diziden şahane tariflerle gelip mutfağınızı renklendirmek bizim için ayrı bir keyif olacak. Bunu da şimdiden buradan söylemek istedik.

Bugün ise size Bruschetta ile geldik, umarız siz de beğenirsiniz.. (Meriç)



KAVUNLU SMOOTHIE

11.09.2018
KAVUNLU SMOOTHIE

Yaz aylarının sonlarına gelip, sonbaharı karşılamaya hazırlandığımız şu zamanlarda, olgunlaşmış ve bal gibi tatlanmış kavunlar'dan harika bir içecek hazırlamaya ne dersiniz?

O zaman teklifimiz '' Kavunlu Smoothie'' Kavun'un freshliği ve serinliği, bizleri günün yorgunluğunu atmaya yardımcı olmasının yanında, vitamin ve folik asit, demir ve potasyum yönünden de zengin bir meyvedir. Biz kavunu birçok şekilde seviyoruz. Daha önce paylaştığımız kavunlu puding tarifi olsun, çeşitli içeceklerde, meyve salatalarında, alkollü kokteyl'lere de çok yakışıyor. O zaman isterseniz siz de kavunlu smoothie 'yi deneyerek başlayabilirsiniz ve böylece gün içinde serin ve dinamik kalın... Afiyet Olsun... ( Meriç)



KARİDESLİ ÇİN PİRİNCİ

08.08.2018
KARİDESLİ ÇİN PİRİNCİ

Özellikle yaz mevsiminin vazgeçilmezlerinden balık ürünleri başka tatlarla birleşerek daha hoş ve cazip hale gelebiliyor. Biz de bu tarifimizde karidesi seçtik, karides kendi başına belki ağır kokusundan dolayı ve temizlenmemiş görüntüsüyle pek ilgi görmeyebilir, bize göre doyuruculuğu ve eşliği uygun olarak en çok tercih edilen hali de noodledır. Meriç ve ben uzakdoğu mutfağını severiz ve deniz ürünleri bu mutfakta çokça yer alır. Noodle da Türk damak tadına uygun bir malzeme olduğu için bu tarifi uygun gördük.
Karidesin lezzeti kadar sağlık açısından da marifetli olduğunu hepimizinde illa ki karşısına çıkan D Vitamini eksikliğinden müzdarip olunca öğrenmiş olduk. Evet meğersem bu ufaklıklar D vitamini deposuymuş ayrıca selenyum ve Omega 3 açısından da zenginlermiş tam da en lazım olan şeyler, işte bu yüzden benim ve Meriç' in bu ufaklıklara karşı bakış açısı değişti ve her şekilde faydalanmak için soframızdan eksik etmedik.
Eğer sizin de bu ufaklıklara karşı negatif bakışınız varsa bu denli sağlık deposu olduklarını öğrendikten sonra değişir diye düşünüyoruz. Sağlık ve afiyetle Ness ;)



SÜT REÇELLİ YILDIZ KURABİYE

27.07.2018
SÜT REÇELLİ YILDIZ KURABİYE

Hatırlarsanız, süt reçelini ne kadar çok sevdiğimden bahsetmiştim daha önceki yazımda, bu kadar güzel bir süt reçeli hazırladıktan sonra bunu tadı kadar görünümü de cici bir tarif ile taçlandırmak gerektiğini düşünüp, Nesli ile kolları sıvayıp, hamurların, unların içine daldık bugün de...

Aslında biz bu tarifi yeni yıla saklayıp, o zaman yayınlamayı düşünüyorduk ama o kadar güzel oldular ki, bunu aylarca yeni yılın gelmesini bekleyerek, bilgisayarımızdaki klasörlerin içinde saklamanın zalimce olacağı kanısına varıp, bir an önce paylaşmak istedik. Hazırlarken çok eğlendiğimiz tariflerden bir tanesi de bu kurabiyeler oldu. Kurabiye hamurunu yıldız şeklindeki kalıplarla kestik, pişirdikten sonra soğumalarını beklerken bir kahve molası verdik, kurabişler hazır olduğunda üzerlerine pudra şekeri serpip aralarına süt reçelimiz'den sürdük.
Öyle tatlı oldular ki hemen fotoğraflarını çektik ve bu kurabiyeleri akşam sevdiklerimizle, eşsiz sohbetler esnasında tükettik.. Kurabiye'den deneyen herkes içinde ne olduğunu sordu bize. Eminiz ki siz de bu kurabiyeleri denediğinizde aynı sorularla karşılaşacaksınız.. ;) Şimdiden afiyet olsun..(Meriç)



KREMALI TAVA BÖREĞİ

19.07.2018
KREMALI TAVA BÖREĞİ

Bu tarifimiz de her zaman fırına ihtiyaç yok diyenlere gelsin, sizlere çıtır çıtır aynı zaman da pofidik ve doyurucu bir lezzet sunuyoruz.
Malzemesinin bolluğu ve verdiği tat aklınızdan çıkmayacak, aynı zamanda pratik pişme süresiyle her bahanede kendinize ve sevdiklerinize paylaşmak için fırsat kollayacaksınız. Ha bu arada tarif hikayemiz böreğimizin pişimi kadar kısa olsun da, siz de biran evvel kolları sıvayıp tava başına geçin istedik. ( şaka şaka ikimiz de tatildeyiz.. hikaye de borcumuz olsun ;) Hadi bakalım buyurun o zaman tarifimize. Afiyetle Ness .



SÜT REÇELİ _ DULCE DE LECHE

06.07.2018
SÜT REÇELİ _ DULCE DE LECHE

Süt reçeli ile ilk, Alaçatı'nın meşhur mu meşhur bir tatlıcısında tanıştım. Çeşme'de, sıcak günlerin birinde, Alaçatı pazarında alışverişimi yapıp eve dönmeden önce serinlemek için fellik fellik gezinip durduğum bir vakit, yolum beni bu pastahanenin önüne çıkarttı. Hemen bir limonata sipariş ettim. Buz gibi limonatayı mideme indirmenin mutluluğu ile, artık serinleyip dinlenmiştim ve gözüm bu meşhur tatlıcının ev yapımı tatlılarına, çeşitli değişik reçellerine gözüm ilişti.

Çeşme'nin geleneksel bazı reçelleri vardır ve genelde bunları hepimiz biliriz. Damla sakızı reçeli olsun, incir reçeli olsun. Hepsi birbirinden ayrı eşsiz lezzetlerdir. Süt reçelini de ilk defa orada gördüm. Aslında Güney Amerika ülkelerinde çok yaygın olan ve oralarda keçi sütü ile yapılan bu reçel, tat olarak çocukluğumuzun meşhur Zeki Müren şekeri olarak adlandırdığımız kahverengi ortası hafif çukur, sütlü, karamelli, bayramlarda genelde birçok evde şekerlikleri süsleyen bu şekere benzeyen bir tada sahip.

Bu sağlıklı kremamsı reçeli bir çok pasta kremasında, dondurmalarda, kahve içerisinde tatlandırıcı olarak ve aromatik bir lezzet elde etmek için rahatlıkla kullanabilirsiniz. (Meriç)



ÇİLEKLİ SEMİFREDDO

29.06.2018
ÇİLEKLİ SEMİFREDDO

Bu tarif ben de neden bu kadar takıntı yaptı bilmiyorum ama genel olarak İtalyan mutfağına özel bir ilgim yok değil. Zaman buldukça İtalyanların birçok geleneksel tariflerini denemeye çalışıyorum. Arada sırada Bologna da yaşayan arkadaşımla konuşuyoruz. Kendisi İtalyan biriyle evli ve bana eşinin annesinden edindiği, öğrendiği nefis yöresel tarifleri gönderir, üzerinde uzun uzun konuşur sonra denemek için kolları sıvarız..

Bugün sizlerle paylaşacağımız tarif, bolognalar'dan gelmedi fakat yine nefis bir İtalyan tatlısı.. Geçtiğimiz yıllarda, sevgili Gözde'nin bloğun'da '' Gurme Mutfak Hikayelerinde'' denk gelmiştim bu enfes tatlıya.. Gözdenin sitesi benim için ayrı anlam taşır. Kendisi gibi şirin mi şirin bir bloğa sahip, paylaşımcı, yardımsever bu tatlı kız ile geçtiğimiz günlerde yaptığımız konuşmada; '' Artık bu tatlıyı yapmanın zamanı geldi. İzninle bunu yapıp paylaşmak istiyoruz'' dediğimde canı gönülden tabikii memnuniyetle cevabını aldık.. Öncelikle buradan teşekkür etmek isteriz kendisine böyle güzel bir tarifle bizi tanıştırdığı için..

Gelelim bendeki takıntı durumuna, biraz önce bahsettiğim gibi, geçtiğimiz yıllarda sevgili Gözdenin sitesinde denk geldiğimde malzemelerine ve yapılış şekline şöyle bir göz atmıştım. Yapılması oldukça kolay görünen, içindeki malzemeler ise çok antin kuntin olmayan ama lezzet olarak farklı bir güzellikte olduğu kanaatine varmıştım. Fakat ne şanstır ki bir türlü deneme fırsatı bulamamıştım. Sürekli Nesliyle bu tatlıyı konuşur; ''Evet bunu deneyelim'' der, fakat araya başka denemeler tarifler girer uzun bir süre geçer giderdi.

Bu sefer yapacağız diyerek çıktığımız alışveriş esnasında ya çilek bulamadık, çileği bulduk acı badem kurabiyesini bulamadık.. Sanırım o zaman evren bizden yana değildi :) Ama biz vazgeçermiyiz koyduk ya kafaya bir kere...
birkaç girişimden sonra malzemeleri bir şekilde temin ettik, Gözdenin sitesindeki tarifi hatim ettik ve sonunda başardık :)) Umarız siz bu tarifi denemek istediğinizde evren sizin yanınızda olur ve aradan uzun yıllar geçmez.. Şimdiden afiyet Olsun (Meriç)



VİŞNE LİKÖRÜ TARİFİ

20.06.2018
VİŞNE LİKÖRÜ TARİFİ

Nesli de ben de birer vişne delisiyiz. Vişneli bir pasta, vişneli bir içecek görünce dayanamıyoruz. Yaz aylarının çok kısa bir diliminde piyasaya çıkan, manav ve pazar tezgahlarını renklendiren bu narin meyveyi bir çok insan sadece reçelini yapmak için alır.

Çeşmedeki evimizin arka bahçesinde ufacık bir vişne ağacımız var. Her yıl yaz aylarının başlarında kırmızı kırmızı dallardan sarkan vişneleri, ablamla ilk kim toplayacak telaşına girerdik. Çeşmeye ilk giden kazanırdı..
Son yıllarda ise böyle bir telaşa gerek kalmadan vişne ağacımız herkese yetecek kadar vişne vermeye başladı. Ablam ve annem vişne reçeli ve vişne şurupları hazırlar sabah kahvaltılarında masayı renklendirirler, ben ise bu güzel vişnelerle likör yapar, bu likorü kahve yanında veya pasta yapımında keklere aroma vermesi için kullanırım. Vişne tanelerin'den de çikolata yapmak bir o kadar zevkli..

Vişne tanelerini alkol ile fermante ettikten sonra, erimiş kuvertür çikolatalarla kaplamak ve sonra onları afiyetle yemek...
Yalnız likör yapımında biraz sabırlı olmak gerekiyor. alkol kullanmadan yapılan , doğal fermantasyon işlemi ise biraz daha uzun sürüyor.
Bizim çok sabrımız olmadığı için, biz içine alkol katarak fermante süresini kısaltıyoruz. Böylelikle bile vişneleri en az iki ay süreyle cam ve ağzı sıkı kapatılmış bir kavanoz içinde , karanlık ve serin bir yerde bekletmek gerekiyor.

İçine tarçın , karanfil gibi baharatlar da atarak damak tadınıza göre de aromalandırabilirsiniz. Biz her iki türlüsünü de çok seviyoruz. Bir kısmını baharat ile diğer kısmını sade olarak hazırlıyoruz.
Bu likörleri uzun bir süre buzdolabında saklayabilir, pastalarınızda kullanabilir ya da kahve yanında sunabilir, soda ile karıştırarak kokteyl olarak ikram edebilirsiniz.

Lafı fazla uzatmadan, biz şimdi nesliyle kahvelerimizi bu harika likör ile keyiflendirirken, size de kolay gelsin o zaman ;) (Meriç)



KOLAÇİTA BÖREĞİ

12.06.2018
KOLAÇİTA BÖREĞİ

İsmiyle münhasır bu tarifimiz tahmin ettiğiniz üzere Girit mutfağına özgü bir lezzettir. Bizim ailede sıkça yapılan bu tarifin tadına hiçbirimiz doyamadığımız için her yapıldığında tepsilerce olur kilolarca kabak ve peynirle boğuşulur.

Yapımındaki tek zahmette kabakları kesmektir ama aile bir araya geldiğinde bununda üstesinden gelinir ve bir çırpıda hazırlanırdı. Girit mutfağında kabağın yeri her zaman ayrıdır bu sebzenin her türlü yemeği, mezesi ve börek çeşitleri yapılır. Benim bu tarifle ilgili anım da; Çocukluğumda ismini söyleyemediğim için kabak pizza dememdi, o zamanlar " ben kabak pizza istiyorum " dediğimde ; " yine Kolaçita diyemedin öğren artık şunu evladım " derler, gülerlerdi.

Giritlilerin ağız tatları genelde sağlıklı bitkilere, sebzelere yatkındır bu tarifimizde bakmayın börek çeşidi olduğuna içinde zeytinyağ incecik bir hamur ve bolca kabak var yani gözünüz korkmasın rahatlıkla yiyebilirsiniz.
Sizlere sunmak için Meriç'e de Kolaçita yapalım dediğimde çok şaşırmış ve ne olduğuna anlam verememişti, hadi yine iyisiniz siz çok şaşırmayın kısa kesip tarifi hemen veriyorum bakın bakalım neymiş... Afiyetle Ness ;)



BUGÜN EDİRNEDEYİZ

27.05.2018
BUGÜN EDİRNEDEYİZ

Edirneyi bu güzel tarihi ve mistik şehrimizi anlatmaya sayfalar yetmez. Osmanlıdan günümüze her daim önemini yitirmemiş bu şehire yolum sevgili dostumun Trakya Ünv. de öğretim görevlisi olarak başlamasıyla düştü. Açıkcası şehrin en önemli eseri Mimar Sinanın yarattığı Selimiye Camiisini görmek beni çok heyecanlandırdı, oranın havasını, ambiansını solumak o ulu yapının içinde bulunmak ve tarihin en önemli eserlerinden biriyle tanışmak muhteşemdi umarım siz de bunu yaşarsınız.
Ayrıca Edirne' de ilk osmanlı hastanesi ve farklı tarzda tedavi yöntemlerini de sergileyen şuan müze olarak hizmet eden ödül almış bir külliyede mevcut burayı görmenizide tavsiye ederim. Daha nice tarihi eserler var ama dediğim gibi anlatmaya benim zamanım yetmez kesinlikle gidin ve hepsini görün isterim.
Bildiğiniz gibi ülkemizin sınırında bulunan Edirne kendi bölgesinden geçen Meriç ( bizim Meriç'in isim kaynağımı acaba?! ) , Tunca ve Arda nehirlerinin birleştiği ve bu sayede muhteşem görselleri yakalayabileceğiniz bir şehrimizdir.
Ben Edirne-Karaağaç yolunda Meriç Nehri üzerinde bulunan Mecidiye köprüsünde ( Meriç Köprüsü ) harika görseller fotoğrafladım size sunduğumda bunlardan biri,  eğer ordaysanız günbatımını kaçırmayın padişahlarımızda ordan şehri izlermiş bu da tarihi dip not olsun.
Gelelim lezzetlere...
Karaağaç bölgesinde doğa ve yeşillikler içinde çeşitli kafeler ve inanılmaz çeşitleriyle patlayacakcasına doyabiliceğiniz kahvaltı salonları mevcut illa ki gidin.
Söylememize gerek yok zaten Edirne diyince meşhur tava ciğer hepinizin aklına gelmiştir çarşı içinde bir çok ciğerci mevcut ama bir tane kapısında sıraya girilen var şahsen ben birkaçını denedim çok fark yok,  ona gidip bekleme tercihi size kalmış.
Ayrıca tatlı olarak Yunanistandan etkilenilmiş kavala kurabiyeleri, bize ait kallavi kurabiyeleri,   devai misk, badem ezmeleri ve en bombası peynir tatlısını denemeli ve bunlardan evinize dönerken birkaç pakette getirmelisiniz, eminim ki bunu yapacaksınız  bana güvenin ;)
Ben Edirneyi çok sevdim dostumu emanet ettim bu şehire daha ne olsun..  illa ki siz de seversiniz,  ülkemizde tanımamız gereken en önemli şehirlerden biri diyebilirim .

Ne demişler çok okuyan mı çok gezen mi? Benim size tavsiyem hem bizim gezi notlarını okuyun hem de gidin görün cevabına siz karar verin... İyi gezmeler (Ness)



BİFTEK FAJİTA

24.05.2018
BİFTEK FAJİTA

Avokado... tek başına bence tat olarak hiç bir şeye benzemeyen fakat içerisine çeşitli soslar, sebzeler, yeşillikler eklenerek inanılmaz bir lezzet şölenine dönüşen yeşil armut görünümlü meyve...
Tabi ki diğer meyveler kadar avokadonun da faydaları saymakla bitmez. Ama ben bugün bunlardan bahsetmeyeceğim:)

Eşimle her alışverişe gittiğimizde sebze meyve reyonundan geçerken gözümüze ilişen ve alsak mı almasak mı, alsak nasıl ve nerede kullanacağız sorularıyla gidip gelirdik. Ve her defasında almadan geri dönerdik.
Ve yine öyle günlerden birinde bu meyveyi alıp, ne yapacağımıza daha sonra karar veririz diyerek, bir iki tane attık sepetimize. Öyle ya da böyle bir şekilde bir tarif içinde deneyecektik. İyi ki de öyle olmuş.. Aklıma o an kendisi italyan asıllı olan eski bir arkadaşım geldi.

Her öğlen yediği salatalarının içine mutlaka avokadoyu koymayı eksik etmezdi. Sipariş ettiği salatada yoksa mutlaka yanında küçük bir kap içinde getirir ve salatasının üzerine eklerdi. Pek bir anlam veremezdim nedir bu kadar avokado düşkünlüğü diye :)
Şuan aynı düşkünlük bana geçmiş olmalı ki, avokado denildiği zaman hemen ağzım sulanmaya başlıyor ve aklıma meksikalıların meşhur guacamole sosu geliyor. O ne muazzam bir lezzettir öyle!! Akşamları arkadaşlarla düzenlenen film gecelerinde cipsin yanında tamamlayıcı bir lezzettir guacamole sosu, kırmızı etin yanına da çok yakışıyor.

İşte biz de bugün size nesliyle yine bir meksika yemeği olan ve yapımı çok basit biftek fajita ile geldik..
Umarız siz de beğenirsiniz, bol avokadolu günler dileriz... :) (Meriç)



DENİZ BÖRÜLCESİ

18.05.2018
DENİZ BÖRÜLCESİ

Egeli ve İzmirli olmanın diğer insanlarda yarattığı bir algıda beslenme alışkanlığı olarak yenilebilir ot çeşitleri ve balık ağırlıklı olunduğudur. Bense bunların aksine ikisinin taraklarında da bezi olmayan bir Egeliyim...

Tabii ki ailem ve çevremden kaynaklı soframızdan mevsimine göre ot çeşitleri eksik olmaz ve bunlardan az da olsa tadarım. Yine ailem ve çevremde yeşilliklerin içinden illa ki tanıdık otları bulup zevkle bunları toplayıp kendine yemek yapan çoktur, bense bu rolü onları o alanlara ulaştırma sorumlusu olarak üstlenirim, ufak tefek göz aşinalığımda mevcuttur ama yine de otları tanıyıp ta toplamak gibi bir riske girmem.

Bir arkadaşımla aramız da esprimiz vardır o da her otu tanır bu yüzden ona şöyle derim "Survivor Yarışmasına katılsan aç kalmazsın hatta kilo alır çıkarsın çünkü her bitkiyi tanır ve kendine yiyecek çıkarırsın." Tarifimiz de yer alan Deniz Börülcesinin gerçek anlamda deniz kenarlarında ve denize yakın yerlerde oluştuğunu bile birkaç sene önce öğrenmiş ben olarak şimdi diyecekseniz ki adı üstünde zaten neden şaşırdın oralarda yetişmesine, eh sizde haklısınız ne diyim der susarım. Şimdi sizlere vereceğimiz bu tarifin hikayesini oluşturmak da bana düştü. Aslında yapımı bana oldukça zahmetli gelir, en zoru ayıklanması olan bu deniz börülcesini dikkatli temizlemezseniz yerken sert sapları tadınızı kaçırabilir. Özellikle deniz ürünleri ve meze masalarınızda üstünde gezdireceğiniz zeytinyağ ve ezilmiş sarımsak eşliğinde keyifle tüketeceğinizden şüphem yok . Afiyetle ( Ness )



SALATALIKLI DANA BACON

09.05.2018
SALATALIKLI DANA BACON

Yabancı televizyon kanallarında yayınlanan yemek programlarını izlemek benim için her zaman bir tutku olmuştur. Değişik malzemeler kullanılarak yapılan farklı tarifler, bazen tatlıyla ekşiyi, tuzluyla tatlıyı bir arada kullanarak yaptıkları yemekler, salatalar hep ilgimi çekmiştir.

Eskiden e2 diye bir kanal varken, orada Martha Stewart ve Rachael Ray'in programlarını hiç kaçırmazdım. Her programda değişik tarifler yaparlar, ben de elimde kağıt, kalem pür dikkat onları izler,ufak notlar alır, hemen ertesi gün denemelere başlardım. Türk mutfağının çeşitliliği, lezzeti tartışılmaz illaki.. Fakat bu tarz tatları bir arada görmek pek mümkün olmasa da, artık günümüzde bazı restaurantlar'da bu tarz lezzetleri bir arada bulabilmek mümkün olmaya başladı. Pizzaların, hamburgerlerin, salataların ve çeşitli yemeklerin içerisinde avokado, ananas, çilek, böğürtlen gibi meyveler konularak tatlar güçlendirilmektedir. Geçenlerde bir burgerci'de Havaian Burger denedim. İçerisindeki ananas dilimleri hamburger'e değişik bir tat ve ekşilik katmıştı.
Hoşuma gitmedi değil... Farklı ve fresh bir tat bırakmıştı damağımda işte bu sebeple biraz cesur olup bazı tatları bir arada kullanarak yepyeni lezzetlere yelken açmalı insan.. biz de sizlere bugün görünümü olsun, tadı olsun farklı bir atıştırmalık ile geldik.. Salatalık yatağında islenmiş et (dana bacon),kuru domates, böğürtlen, beyaz peynirin eşsiz lezzeti ile sofralarınızda bir çeşitlilik yaratmak ve atıştırmalık hazırlamak isterseniz bu tarifi denemenizi tavsiye ederiz.. Afiyet olsun... (Meriç)



PATATESLİ SOĞANLI KEK

03.05.2018
PATATESLİ SOĞANLI KEK

En sevdiğim sebzelerdendir patates.. kızartmasını, haşlanmasını, pişmiş olanını daha sayamadığım bir çok çeşidini yemeye doyamamışımdır hiçbir zaman. Eşim de patatesi çok sevdiği için bizim evde sıkça çeşitlerine rastlamak mümkündür. Öğrencilik hayatımdan bu yana sakladığım, eskimi eski yapraklarının bir kısmı kopmuş, kapağı yıpranmış bir tarif defterim var. O zamandan bu zamana tarif saklamayı sevmişimdir. Arada açıp içinde yıllar önce aldığım notlara , tariflere bakmak hoşuma gidiyor. Ve yine böyle bir günde bu emektar defteri karıştırırken Mine'nin patateslisi diye bir tarife denk geldim. Tarifi hatırlar gibi oldum ama Mine kimdi..Hiç bir fikrim yoktu..

Daha fazla Minenin varlığını sorgulamadan tarifi denemeye karar verdim. Ertesi gün Nesli eksik malzemeleri marketten toparlamış olarak geldi. Biz de bu gizemli Mine'nin patateslisini denemeye karar verdik. Çok pratik bir tarifti bir çırpıda harcını hazırladık ve fırına verdik. Patateslimiz pişerken kapı çaldı. Gelen karşı apartmanda oturan Selindi. Selin İzmir Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesinde Yan flüt öğretim görevlisi, can'dan öte tatlımı tatlı bir arkadaşımızdır. Kapıdan içeri girer girmez kokular onu da cezbetmiş olsa gerek ki çok vakti olmamasına rağmen bir porsiyon patatesliden tatmak için kalmayı tercih etmişti. Sohbet mohbet muhabbet gülüşmeler alıp başını giderken, biz tabiki fırındaki patatesliyi unutmuştuk.. İçeriden gelen mis gibi kokular yerini yanık kokusuna bırakmaya başlamıştı. Ve tabi ki sonuç olarak patatesliyi yakmıştık... Hepimiz hayalkırıklığı içinde birbirimize bakakalmıştık.. Öyle ya da böyle yanık patateslimizden hatıra kalması için birkaç fotoğraf çektik. Ve yanık olmayan kısımlarından bir iki lokma atmayı başardık ağzımıza.

Tabi biz vazgeçermiyiz birkaç gün sonra tekrar tarifi biraz daha geliştirerek denemeye karar verdik. Sonuç muhteşem olmuştu. Fırınlanmış yumuşacık patateslere pişmiş soğanın kokusunun sinmiş olması ayrı bir güzellik katmıştı. Yine bu sefer başarılı olan patatesimizi taçlandırmak adına tekrar fotoğraflarını çektik.

Fakat talihsizlik bu ya en son özenle çektiğimiz resimleri, fotoğraf klasöründen eski resimlerle beraber silmişim.. Kaldımı bize yanık patateslinin resimleri.

Büyük bir inat ve azimle tarifi üçüncü kez yapıp tekrar resimledik. Bu sefer olmuştu.. Patateslimiz yanık değil ve resimler garanti altındaydı.Fakat tekbirşey değişmişti o da bundan sonra ismi artık Minenin patateslisi değil, talihsiz patatesli oldu.

Not : Uzun bir süre bu tarifi tekrar yapar mıyız bilmiyoruz ama bizce siz denemelisiniz pişman olmazsınız... Bu arada elimizde hatıra olarak kalan yanık patatesliyi görmek isteyenleri de mutfak arkası köşemize alalım :)) Afiyet olsun ( Meriç)



AMERİKAN KURABİYESİ- (Chocolate Chips Cookie)

25.04.2018
AMERİKAN KURABİYESİ- (Chocolate Chips Cookie)

Amerikalıların meşhur kurabiyesi, '' Chocolate chips cookie '' son zamanlarda bizim de favorimiz oldu çıktı. Özelliği içinde damla çikolata parçaları içeren, yumuşacık ve kocaman yuvarlak kurabiyeler olmasıdır.
Amerikan filmlerinde birçoğunuz görmüşsünüzdür. Aile bireyleri bir büyük bardak süt ile çocuklarına bu kocaman kurabiyelerden verir, çocuklar da bu kurabiyeleri ağızlarını şapırdata şapırdata yerlerdi. İnanın ki insanda aynı etkiyi yaratıyormuş bu kurabiyeler. Bir kaç deneme arkası en uygun olan tarifi oluşturduktan sonra bu kurabiyeleri ilk olarak aile fertleriyle paylaştığımızda, acaba nasıl bulacaklar diye düşünürken, arkamızı dönüp baktığımızda sanki mutfak tezgahından karınca sürüsü geçmiş ve sadece kırıntıları bırakmış gibiydi. :)
O kadar beğenmişler ki, hala annem telefon açar Meriç hani o geçenlerde yaptığınız kurabiyelerden yapsana der. Bu kurabiyelerin bu kadar beğenileceğini tahmin etseydik çok daha önce denemelere başlardık. :) Evet lafı daha fazla uzatmayalım çünkü sevdiklerimiz için yapmamız gereken toplam 3 tepsi yumuşak damla çikolatalı kurabiye siparişimiz var. :) Bu siparişlerin en azından birinin kime ait olduğunu tahmin edersiniz. Haydi size de bize de kolay gelsin... ;) (Meriç)



ZEYTİN EZMELİ YUFKA CİPSLERİ

18.04.2018
ZEYTİN EZMELİ YUFKA CİPSLERİ

Tarifimizin oluşmasının sebebinde yaza yaklaştığımız şu günlerde malumunuz herkesin kilolarından kurtulma derdinde olduğu ve sizlere bu konu da yardımcı olmak istememiz var.

Eminiz ki hepimiz atıştırmalık olarak birçok çeşidi bulunan cipslere bayılırız. Ama biz düşündük ki bunları neden kendimiz yapmayalım! üstelik daha sağlıklı ve hafif şekilde derken işte tam da o anda bu fikir geldi aklımıza. Zeytinin hafifliği, besleyiciliği ve doğallığıyla ona çok ta yakışan kekiği bütünleştirip kolayca hazırlayabileceğiniz bir lezzet. Üstelik günün her saati keyifle yiyip, aynı zamanda misafirlerinize de sunabileceğiniz bu cipsleri arzu ederseniz acılı ve salçalı şekilde de içini kendi zevkinize göre hazırlayıp farklı tatlarla zenginleştirebilirsiniz .

Sakın öyle yufkadan gözünüz korkmasın, nasıl hafif olur diye şüpheye düşmeyin incecik açılmış iyi bir hazır yufka ile, sonrasında fırında pişmesiyle gayet sağlıklı, çok da diyet bozmayan ayrıca yanında eşlik eden sosuyla atıştırmalık anlayışınızı değiştirebileceğimize eminiz.

*Dikkat etmeniz gereken bir nokta; Yufka'larınızı keserken hızlı davranıp, kesme işleminiz bitene kadar ve sonrasında kurumamalarını sağlayacak biçimde üstünü örtebilirsiniz. Afiyetle ( Ness )



SARIMSAKLI YOĞURT ÇORBASI

10.04.2018
SARIMSAKLI YOĞURT ÇORBASI

Kırmızı et konusunda itiraf etmeliyim ki Nesli de , ben de biraz seçiciyiz. Benim kırmızı et tercihimde, et mutlaka iyi pişmiş olmalı ve yağsız olmalı. Ama maalesef bir türlü yemeyi başaramadığım fakat birçok insanın çok severek tüketebildiği sakatat'lar vardır. Üzerlerine çeşitli baharatlar serpiştirip çok güzel aromalar elde edilse de ben yememeyi tercih edenlerdenim. Örneğin işkembe çorbası , bir çok insanın sevdiği bir çorba çeşididir. Sanırım bunu sarımsağın o muhteşem keskin kokusu sebep olmakta.

İşte bu sebeple içinde hayvansal ürünlerin olmadığı fakat işkembe çorbasını anımsatan bir tarifle geldik size..
İçinde sarımsağın verdiği lezzet, üzerinde pul biberle kızarmış tereyağının mis gibi kokusuyla bütünleşince muhteşem bir tat ortaya çıkıyor. Siz de işkembe çorbası tercih etmeyenlerden iseniz bu çorbayı denemenizi tavsiye ediyoruz. Afiyet olsun... (Meriç)



LİMONLU ÇİLEKLİ CUP TARİFİ

04.04.2018
LİMONLU ÇİLEKLİ CUP TARİFİ

Herkesin mutlaka çocukluktan edindiği bir arkadaşı vardır. Fakat bazen yıllar araya girip, hayat mücadelesine kapılınca insanlar bu dostluklarını devam ettiremeyip, herkes kendi yoluna gidiyor ve tüm bunlar birer çocukluk anısı olarak hafızalarda kalıyor. Fakat bir de yılların eskitemediği dostluklar da olabiliyor. Ve ben bu insanlardan bir tanesiyim.

Benim de işte böyle, doğduğum günden bu yana arkadaş olduğum ve hala zaman buldukça bir araya geldiğim Nathalie adında bir arkadaşım var. Kendisi, annesi Türk, babası İngiliz asıllı olan bir ailenin kızı, ve benim ilk arkadaşımdır. Çocukluğumuz neredeyse bir geçmiştir. Yaz ayları geldiğinde okullar kapandığında büyük bir hevesle ikimiz de Çeşme'deki anneannemizin, babaanemizin evine koşar, orada birlikte denize gider, çeşitli oyunlar oynayarak yaz tatilinin tadını çıkartırdık. Lise yıllarımızın gelip çattığı dönemlerde, ilkbahar aylarında da hafta sonları Nathalie'nin Babanesi'nin Karşıyaka'daki evine gider, hafta sonu orada birlikte geçirirdik.

Babaannesi Rita Teyze, aslen İtalyan asılllı şirin mi şirin, bir o kadar komik bir kadındı. Kocası Armando (herkes Armo diye hitap eder) Amca da ona keza bir insandı. Her pazar her ikisi de iki dirhem bir çekirdek giyinir, kiliseye giderlerdi. Rita Teyze inci kolyelerini takar, dantel yakalı elbiselerinden bir tane seçip giyer, Armo Amca da jilet gibi ütülenmiş gömleklerinden giyer,kravatını takar, kolonya'sını sürer arabasına geçer, Rita Teyzeyi beklerdi. Rita Teyze her zaman arabaya geç kalır ve Armo amcayı sinirlendirir ve 'Yeter artık bu kadını beklemekten sıkıldım' diyip yavaş yavaş gaza basar ve Rita teyzeyi arabanın arkasından söylene söylene koşturturdu ve aralarında tatlı atışmalar başlardı. Biz de Nathalie ile bu duruma çok gülerdik. ''Mekanları cennet olsun''! Gerçekten çok sevimli bir çifttiler..

Rita Teyze, onlara her gittiğim zamanlarda beni değişik İtalyan kurabiyeleri, tatlılarıyla karşılardı. Bu çilekli limonlu tatlı tarifi de ondan kalan bir yadigar. Çilek mevsimi başladığı zaman bu tatlıyı yapar, biz de Nathalie ile beraber ağzımızın suları aka aka bu enfes tatlılara kaşıklarımızı daldırırdık.

Ben de her yıl bu tarifi çilek zamanı geldiğinde birkaç sefer mutlaka yaparım ve Rita Teyzeyi anarım.. Bu günde bu enfes tatlıyı sizin için denemek ve Rita Teyzenin hatırasını tekrar yaşatmak istedik.. Umarız siz de beğenirsiniz... Afiyet olsun ( Meriç)



TACO TARİFİ

27.03.2018
TACO TARİFİ

Taco yemeğini ilk gördüğümde çocuktum ve tv de her pazar kovboy filmleri oynardı işte o filmlerin birinde Meksikalılar bunlardan yiyordu, çok merak etmiştim ve ne olduğunu anlamaya çalışmıştım. Gel gelelim yıllar sonra bir hipermarket'te gezinirken reyonda kutunun üstünde taco yazdığını görünce anneme sorup hemen sepete atmıştım, açıkcası annemle ilk yapışımız hüsranla sonuçlanmıştı çünkü o zamanlar tarifi araştırma şansı bulamamış ve bir çoğunu kırmış becerememiştik. Benim tacoyla birebir ilk karşılaşmam İstanbul'da oldu. Arkadaşımla birlikte Avm'de gezinirken taco restoranı çıktı karşımıza hemen oturmuş ve ben de yine yıllar sonra içimde kalan adam gibi taco yeme isteğimi gidermiş ve mantığını anlamış şekilde keyifle oradan ayrılmıştım. Bu kadar yaşanmışlıktan sonra profesyonel şekilde size sunmuş olmanın mutluluğu ayrı güzel benim için .
Taco'nun tarifinde göreceğiniz üzere içinde avokado var olmasa da olur demeyin sevmiyor olabilirsiniz ama bu tarifte şart, size ipucu yumuşak olanlarından seçin sakın serttir tazedir yanılgısına düşmeyin,  ne kadar yumuşaksa o kadar kolay ezilir ve hazırlanır. Afiyetle ( Ness )



PESTO VE MUHAMMARA SOSU

23.03.2018
PESTO VE MUHAMMARA SOSU

PESTO SOSU :

Bu gün size iki farklı kültüre ait fakat birlikte sunulduğunda değişik bir görünüm ve lezzet ortaya çıkaran Pesto ve Muhammara sosundan bahsediceğim.

Pesto sosuyla ilk tanıştığım yıllarda açıkçası damak tadıma biraz uzak bulmuştum. Sebebi içeriğindeki reyhan'dan ötürü olsa gerek ki, o zamana kadar hiç yemeklerimde, salatalarım da kullanmadığım bir bitkiydi.
Bir gün bir restoranda pesto soslu makarna sipariş ettim ve o gün tam anlamıyla pesto'ya olan antipatim birden aşka dönüştü... Makarnaya çok yakışmıştı. O zamandan bu zamana genelde makarnalara pestoyu koymayı eksik etmiyorum.

İtalyan mutfağına ait bir sos olan pesto sosu, Latince ezmek anlamına gelen ''pistare'' kelimesinden gelmektedir..
İçeriğinde taze reyhan (fesleğen) ceviz, beyaz peynir ve çeşitli baharatlar kullanılmaktadır. Renk olarak yeşilimsi ve içinde taze reyhan olduğu için harika bir kokuya sahiptir.

Çeşitli marketler'de ufak kavanozlar içinde bu soslardan mevcut fakat tavsiyemiz, mutlaka önce evde kendiniz deneyin, hazırladığınız sosu buzdolabında cam bir kavanoz içerisinde uzun bir süre saklayabilirsiniz.
Dilerseniz ufak ekmek dilimleri üzerine sürerek servis edebilir veya makarna sosu olarak da kullanabilirsiniz.


MUHAMMARA SOSU :

Muhammara sosu, bazı yerler'de Kafkasya'ya özel bir tat olarak geçse de, Anadolumuz'da da bu tat gerçek anlamda özümsenmiş ve yöresel bir lezzet olarak soframıza gelmiştir.
Ülkemizde yapılışı bölgelere göre değişiklik göstermektedir. Bizim size hazırladığımız tarifte kırmızı biberleri közleyerek kullandık. Böylece hem dayanıklılığını arttırmış olduk hem de köz biberin o doyumsuz lezzetini kahvaltı soframıza taşımış olduk. Çemenin tadın'dan biraz daha hafif olan muhammara sosu halk arasında sosyete çemeni adını almıştır. Eğer çemen sizin için ağır baharat içeriyorsa muhammara sosunu mutlaka denemelisiniz pişman olmazsınız bizden söylemesi...( Meriç )



VİŞNE LİKÖRLÜ TIRAMISU TARİFİ

21.03.2018
VİŞNE LİKÖRLÜ TIRAMISU TARİFİ

Eskiden diğer anneler gibi benim de annemin günleri olurdu. Kimi zaman para günleri, kimi zaman altın günleri.. Tabi son yıllarda bu tür günler , toplantılar daha modern bir hal aldı ve ülkemizde açılan birçok cafe, restoran ve Avm' lere taşındı. Ama eskilerden hatırladığım, bir gün önce tüm ev temizlenir, çeşit çeşit ikramlar hazırlanır, önceden kolalanmış tepsi örtüleri, çay fincan takımları çıkartılır. Ertesi gün olduğunda misafirler beklenir, hoş sohbetler esnasında çaylar içilir ikramlar tadılırdı. İşte o yıllar da annemin günleri için ablam hazırlıklar yapar, yardım eder, bense onların bu telaşlarını izlemekle yetinirdim.. Ablam evlenip gittikten sonra bu meşaleyi de bana bırakıp gitmişti. Artık mutfaktaki aşcı yamağı bendim. Sanırım o yıllarda sevmeye başladım pasta börek yemek yapmayı..

Yine böyle bir günde annemin misafirleri için hazırladığım pastanın kekine değişik bişiler yapmak istemiştim. Napsam napsam diye düşünürken babama eski iş arkadaşlarından gelen viskiler, likörler gözüme ilişmişti. Annemin mutfakta olmayışını fırsat bilerek kek'e likör ve viskiden biraz eklemiştim. Sonra da bir güzel kremasını hazırlayıp bana göre enfes bir pasta yapmıştım.

Misafirler gelip pasta'dan yedikleri zaman çok beğenmişler fakat sanırım birçoğu biraz etkilenmiş olsa gerek gülüşme seslerinin yükseldiği , hatta sohbetlere şarkıların da eşlik ettiği bir hal almıştı. Herkes mutlu şarkılar söylüyor, kahkahalar atıyor. Sıcaklananlar pencereye koşuyordu. Sanırım alkol biraz etkilemişti :)

Akşam annem öğrendiğinde bana biraz kızmış olsa da ben çok eğlenmiştim. Ve o günden sonra pastalara likör koymayı adet edinmiş, fakat koyduğum miktarı biraz daha dikkat ederek devam etmiştim.
Bugün hala pastalara hafif bir aroma vermeyi seviyorum. Bu sebeple de sizlere kendi hazırladığımız vişne likörü ile yapılmış tiramisu tarifimizi sunuyoruz..

Tiramisu sizin de bildiğiniz gibi İtalya'da doğmuş bir lezzet ve aslen Mascarpone peyniri ve kedi dili (Lady Finger) kullanılarak yapılır. Fakat bunu labne peyniri ile ve çeşitli pasta tabanı kekler ile de oldukça lezzetli bir şekilde de hazırlayabilirsiniz. (Meriç)



FOÇA İZLENİMLERİ

08.03.2018
FOÇA İZLENİMLERİ

Bugün yakınlarda kaçacak bir yer olarak Foça'yı  düşündük. Benim tercihim her zaman eski Foçadır orası hep daha şirin geldi bana. Foça adını eski tarih uygarlıklarından kalma zamanlarda foklarıyla meşhurluğun'dan almıştır.Bu ilçemize giderken yol üstünde birkaç köyden geçip alış verişte yapabilirsiniz hatta bu yolda kahvaltı vs. tarzı işletmelerde mevcuttur.

Foça turizm açısından ve  denizinin temizliği ile de çok tercih edilir. Özellikle İzmir ve çevresinden haftasonu nefes alınacak yerler arasından ilk sıralardadır.
Eski Foçaya inerken yolda essiz manzarası sizi karşılar daha sonra bu şirin ve sakin ilçemizin kollarında bulursunuz kendinizi. Güzel sahil kenarında yürürken tarihi kalesinin önünden de geçip hem denize hem tarihe kapılıp zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız. Yazın yapılan tekne turlarına katılarak çevre adaları görüp berrak sularında yüzme şansına sahip olabilirsiniz.
Bloğumuz gereği yemeğe geçelim isterseniz;
Burada genel tercih tüm sahili kaplayan balık restaurantlar'dan ve publar'dan yana. İster güzel bir masa kurup manzaranın tadını çıkarıp doyun ister daha çabuk ekmek arası tercih edin ama ne olursa olsun balık buranın vazgeçilmezidir.

Size ayrıca tavsiyem yine sahil yolunun plajlara doğru olan kesiminde tarihi bir binanın altında kendine yer bulmuş meşhur dondurmacısına gitmeniz,şahsen yaz kış farketmez ben ne zaman gitsem oradan dondurma yemeden dönmem bu arada sakızlı olan favorimdir,yazın sıra bile olur önünde ama inanın birazcık beklemeye değer bir lezzet.
Ayrıca çevre köylerinde bağlar da mevcuttur ve bu bağların Foça karası şarabı da tavsiyemdir.
Egemizin bu şirin ilçesini mutlaka görün derim.
     
Ne demişler çok okuyan mı çok gezen mi? Benim size tavsiyem hem bizim gezi notlarını okuyun hem de gidin görün cevabına siz karar verin... İyi gezmeler (Ness)





SUSHI TARİFİ

01.03.2018
SUSHI TARİFİ

Kıbrısı ilk 2008 yılında ziyaret etmiştim. Aslında yıllardır hep merak etmiştim yavru vatanımızı, Küçük bir yer olmasına rağmen oldukça gelişmiş, her iki kültürü de aynı anda bünyesinde barındıran, güzel plajları olan, Ada'ya, ingiliz sömürgeliğinden kalma trafik akışının sağdan olmasının değişik bir anlam katması, insanlarının Türkçe'yi farklı bir aksanla konuşuyor olması, size aslında hem kendi vatanınızda, hem de sanki farklı bir ülkedeymiş gibi bir hissi aynı anda yaşatıyor. Orada bulunduğum süre içerisinde dünyalar tatlısı Rus kökenli bir kızla tanışmıştım.

Kendisi üniversiteyi orada okumak için gelmiş ve kıbrısı çok sevdiği için ayrılamamış ve çalışma hayatını da devam ettirmeye karar vermiş. Geçen süre içinde iyi birer arkadaş olduk ve şuan kendisi İtalya'ya taşınmış olmasına rağmen aramızdaki bağ kopmadı. Zaman zaman konuşur sohbet ederiz eski günleri anarız.. İşte bu tatlı kız bir gün size sushi yapıcam teklifiyle yanımıza geldi. Ben o zamana kadar sushi'yle tanışmamış ismen bilip önyargılar yüzünden uzak kalmayı tercih etmiştim. Arkadaşım sushiyi çok sevdiğini ve sık sık yaptığını anlatıp bizim de tatmamız için kolları sıvamıştı.

Marketten alışverişimizi yapıp doğruca eve koşmuştuk. Büyük zevkle ve titizlikle çalışıyor ben de onu meraklı bakışlar içinde izliyordum. Sushi yapımı tamamlanınca heyecanla masanın etrafına dizilmiş ve tatmayı bekliyorduk. Herkes büyük bir iştahla çin çubukları elinde sushileri mideye indiriyorlardı. Ben de bir tane ağzıma attım ve o an dünyam döndü sanki :) Hayatımda hiç tanımadığım, tatmadığım bir lezzet bana çok değişik gelmişti ki önyargı yüzündenmiydi bilmem ama sanırım sushi bana göre değil diye düşünüp tek bir lokma ile kalmaya, daha fazla devam etmemeye karar verdim. Herkes büyük bir iştahla yiyordu.. Aslında dediklerine göre güzel olmuştu. O zaman'dan bu zamana kadar sushiden uzak durmuştum.. Taa ki arkadaşım Selin'in geçenlerde bir tepsi sushi hazırlayıp getirmesine kadar, bu olayın üstünden yıllar geçmiş olmasındanmı, damak tadımın ve zevklerimin değişmesindenmidir bilinmez ama sanki bi anda sushiye karşı beynimde bir düğme açılmış ve ben o sushileri ikişer üçer vaziyette yerken buldum kendimi...

Demek ki neymiş hiçbir şeye , hiçbir zaman önyargı ile yaklaşmamak lazımmış, önyargılarımızı bir kenara bırakırsak belki de hayatta yepyeni kapılar önümüze açılabilir. Bugün de sizin için bu enfes sushi tarifini denedik.. Sonuç yine çok başarılıydı.. Siz bu yazıyı okurken biz de nesli ile sushileri tek tek midemize indiriyor olacağız... Eğer sushi seviyorsanız bu tarifi mutlaka denemenizi tavsiye ederiz.. (Meriç)



ŞİRİNCE İZLENİMLERİ

17.02.2018
ŞİRİNCE İZLENİMLERİ

Bugün canımız Şirinceye gitmek istedi biz de çıktık yollara. İzmir'den özel aracınızla çevre yolundan 1 saatte ulaşabileceğiniz gibi daha nostaljik bir seçim yaparsanız Basmane Garından Denizli trenine binip Selçuk'ta inip orada ki minibüslerle de buraya ulaşabilirsiniz.

Adına münhasır bu şirin köy turizm açısından bilinse de gerçek anlamda dünyaya tanıtımını Mayalıların bir kehaneti olan "kıyamet kopsa kurtulacak yer" olarak duyurmuştu. Şirincede yerel halkın el işleri ve doğal sabunlar dışında en önemli ticari kaynağı olan şarap çeşitlerine kendinizi kaptırmış, hepsinden tatmaya çalışırken hangisinden alsam kararsızlığına düşebilirsiniz.
Konumuz yemekse ben kiliseye çıkarken sağda bulunan bir restaurant'ta çıtır mantıyı denemenizi tavsiye ederim. Diğer lezzetler olarak zaten her türlü yemek ve gözleme çeşitlerini bulmanız mümkün ayrıca kahvaltısına da diyecek yok bir haftasonu buraya kaçıp manzaraya karşı kahvaltılık çeşitlerini tatmanın keyfi de bir başka olur. Bu küçük, doğal ve güzel vakit geçirebileceğiniz köye gelmişken yukarıda ki eski kilisenin önünde ki dilek havuzuna para atıp şansınızı denemeyi de unutmayın evrenin sizi nereden duyacağı belli olmaz..Bizden söylemesi.

Ne demişler çok okuyan mı çok gezen mi? Benim size tavsiyem hem bizim gezi notlarını okuyun hem de gidin görün cevabına siz karar verin :)

İyi gezmeler (Ness)



KUSKUS SALATASI

01.02.2018
KUSKUS SALATASI

Bugün size annelerimizin tarif defterlerinden çıkmış bir salata tarifiyle gelelim dedik.. Her zaman antin kuntin olacak değil ya bazen de nostaljik olmak iyidir diye düşünüyorum.. Çeşitli salatalar yapmayı ve bu salataları afiyetle yemeği biz çok seviyoruz.. Hem yapılması pratik oluyor hem de sağlıklı besin kaynakları olduğu için bolca tüketmek gerek. Bu gün de kuskus salatası hazırladık. Hem içerdiği renklerden olsa gerek görsel bir şölen, hem de tadı itibariyle hafif ve güzel bir salata.. Yapılması da bir o kadar basit. Arada sırada eskilere dönmeli he ne dersiniz..:) Afiyet olsun... (Meriç)



YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN!!

31.12.2017
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN!!




ÖDEMİŞ BİRGİ GÖLCÜK İZLENİMLERİ

23.12.2017
ÖDEMİŞ BİRGİ GÖLCÜK İZLENİMLERİ

Haftasonu için bu pazar Ödemişe bağlı Birgi ve Gölcük'e kaçamak yaptık.
Birgi şirin bir köy,çeşitli tarihi yapılar ve camisiyle turistik açıdan gezilmeye değer ayrıca tabii buraya kadar gelmişken
konumuz yemekse meşhur Ödemiş köftesini yemeden olmazdı.Biz bu lezzet için köy içinde gezinirken methini çok duyduğumuz "Birgi Sofrası" nı seçtik,burada diğer yemek çeşitleride mevcut bilginize.
Daha sonra yolumuz sonbaharın güzel renkleriyle süslenmiş muhteşem manzarasıyla bizi etkileyen kendimizi fotoğraf çekmekten başka şeye vakit ayıramayacak hale getiren Gölcük'e düştü.Burada harika gölün kenarında bulunan kafede oturmanızı ısrarla tavsiye ederiz.Kahvemizi içtikten ve tatlımızı yedikten sonra doğanın ve yorgunluğun sarhoşluğuyla dönüş yoluna çıktık.Siz bir de kar yağdımı değmeyin buranın keyfine..sana yeniden geleceğiz Gölcük bekle bizi.

Ne demişler çok okuyan mı çok gezen mi? Benim size tavsiyem hem bizim gezi notlarını okuyun hem de gidin görün cevabına siz karar verin :)

İyi gezmeler (Ness)



ZENCEFİLLİ BİSKÜVİ ADAMLAR KURABİYESİ VE BİSKÜVİSİ

22.12.2017
ZENCEFİLLİ BİSKÜVİ ADAMLAR KURABİYESİ VE BİSKÜVİSİ

Bu kurabiye çeşidi genellikle yurtdışında ve Noel zamanı aklınıza gelebilecek her şekil ve süslemelerle görsel olarak keyifli ve eğlenceli şekilde hazırlanıp sunulur.Ülkemiz de bu kültür son yıllarda daha çok benimsenmiş ve dükkanlarda olduğu kadar ev hanımlarının da maharetleriyle ayrıca her şeye ulaşmanın kolaylığıyla birazda hayal gücüne ve yaratıcılığa bağlı olarak yayılmıştır.

Zencefilli bisküvi kurabiye şeklinde sınır tanımayanlar özellikle de pasta kültürü gelişmiş Almanlar Ginger House şeklinde bile yapıyorken biz tercihimizi daha naif zencefil adamcıklardan kullandık.Bunun sebebi bizim içimizde ki çocuk aslında, izlediniz mi bilmem ama Shrek diye bir animasyon vardır orada bu kurabiye adam karakteri sevimliliği ve yaptığı kahramanlıklarla kalbimizi kazanmıştır o yüzden bu bisküvi tarifini ona ithaf ediyoruz,belki sizinde içinizde ki kahramanı ortaya çıkarırız :))

İsterseniz birazda malzememizle ilgili genel bilgi verelim;
Zencefilin faydaları saymakla bitmez,bağışıklık sistemi için özellikle de grip olduğumuzda balla karıştırıp içersek iyileşme sürecimizi hızlandırır. Zencefil yemeklere lezzet kattığı kadar da bu şifacı yönüyle tercih edilir aynı zaman da hoş bir aroması,kokusu vardır.

Biz de bu pratik ve lezzetli zencefilli bisküvi tarifimizde sizlere hem şifa hem lezzet kaynağı olarak bu baharatı tercih ettik.
Zencefilin aroması yoğun olması sebebiyle fazla kaçırırsanız acı bir tat alırsınız. O yüzden verdiğimiz bu pratik tarifi birebir uygulamanız lazım. Hayatta da olduğu gibi bazı şeyleri kıvamında bırakmak lazım.
Yaptığımız kurabiye hem çay hem kahve yanında sevdiklerinize ve misafirlerinize sunabilirsiniz.
Afiyetle (Ness)



SEBZELİ NOODLE

13.12.2017
SEBZELİ NOODLE

Genel olarak Çin mutfağına mesafeli yaklaşılsa da asla taviz verilmeyecek ve Türk halkı tarafından da benimsenmiş bir lezzet olan Noodle tarifiyle karşınızdayız.

Noodle bildiğimiz makarna görünümünde olsa da aslında haşlanması çok kısa sürede gerçekleşen ve süreyi ufakta olsa aştığınızda hüsranla sonuçlanacak bi malzeme. Uzak doğuluların dünyaya sunduğu her anlamda geçerliliği olan doyurucu ve gerek sebze gerekse etle birlikte sunulabilen bu karbonhitrat deposu Uzak doğu fastfood'u olarakta bilinir.

Biz de bu tarifi kendi tercihimiz olan sebzeli şekilde sizlere sunduk, açıkçası arkadaşlar bir araya geldiğimizde genelde bu yemeği yaparız ayrıca dışarıda yemek yediğimizde de Noodle ilk tercihimiz arasındadır.

Unutmadan bir ayrıntıyı daha belirteyim bu yemeği yemenin esas usulü olarak chopstick denilen Çin çubuğu kullanılır, ben henüz o mertebeye erişemedim ama çevremde bu çubukları kullanarak başarıyla yiyenler var, yemeğin hakkını verip çatalla dalmak varken neden 2 çubukla uğraşayım ki? Hmm... galiba şişman Çinli yada japon (sumocuları tenzih ederim) görmememizin en önemli sebebi de bu çubuklar olmalı ( aslında şimdi yazarken düşündüm de.. bu konuyu kendim adına bir ele alsam fena olmayacak galiba bende soframdan bu çubukları ihmal etmemeliyim :)) ) Neysee.

Sizde ailenize,arkadaşlarınıza bu lezzeti yaşatın diye, afiyetle.. (Ness)





ANKARA HAMAMÖNÜ İZLENİMLERİ

24.11.2017
ANKARA HAMAMÖNÜ İZLENİMLERİ

Birkaç günlüğüne Ankaradaydım,başkentimizi sizlere anlatmaya gerek yok gerçi ama Ulu önderimiz Atatürk'ümüzün mozalesi orda olduğu için sırf sevgi,saygı ve minnetimizi göstermek adına bu şehri ziyarette bulunmanızı öneririm.
İşlerimden gezmeye fırsat bulamama rağmen yine de Ankaranın tarihi dokusunu koruyabilen bölgesi Hamamönüne gidebildim.Burası şehrin göbeğinde kendi özünü kaybetmeden restore edilen tarihi binalarla çevrili şehirden kopup eskiyi yaşatabilen bir bölge.
Sokaklarında her türlü restorant ve cafeler mevcut,burada özellikle kahvaltı etmenizi tavsiye ederim,ben bugün sadece kahve içmeyi tercih ettim ama sizler farklı şekilde değerlendirebilirsiniz.unutmadan söyleyeyim el işi satış standları ve tarihi evlerin arasındaki detayları görebilirseniz çok başarılı fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz.

Ne demişler çok okuyan mı çok gezen mi? Benim size tavsiyem hem bizim gezi notlarını okuyun hem de gidin görün cevabına siz karar verin :)

İyi gezmeler (Ness)



YENI YIL FENERLERİ

24.11.2017
YENI YIL FENERLERİ

Cam kavanoz üzerine yapıştırmak amacıyla hazırlanan kartonlardan kestiğiniz figürler ile dekore edilen çok şeker yeni yıl fenerleri, Yapılışı bir o kadar basit sadece ihtiyacınız olan ;

2 Adet cam kavanoz
1 Siyah karton
Şeffaf tutkal ( uhu ve benzeri kullanılabilir )
2 Adet mum
Kar spreyi


Öncelikle belirlediğiniz şeklinizi siyah karton üzerine kurşun kalem yardımıyla çizin. Ardından kartondan şeklinizin kenarlarını , girinti çıkıntılarını kesip çıkartın. Şeffaf bir tutkal yardımıyla cam kavanozlarınızın etrafına hazırladığınız figürü yapıştırın.

Daha sonra kavanozunuzun üzerine kar spreyi sıkın. İçine dilediğiniz birer mum koyun..

Size, bizim kendi kullandığımız şablonu yayınlıyoruz. Ama dilerseniz internet'te farklı şekillerde şablonlar da bulabilirsiniz.. Hadi bakalım sıra sizde gösterin hünerlerinizi, yeni yıl gecesi konuklarınızı hoş ve şık bir ambians'ta ağırlayın. Kolay Gelsin.. :) (Meriç)



YENİ YIL HAZIRLIĞI BAŞLIYOR

20.11.2017
YENİ YIL HAZIRLIĞI BAŞLIYOR

Aralık ayını küçüklüğümden bu yana oldum olası sevmişimdir. Tüm mağazalar yeni yıl için süslenir ışıklarla donatılır, evlerde yavaştan yeni yıl hazırlıklarına başlanır,

Aile fertleri ve sevdiklerimiz için hediyeler seçilmeye, ağaçlar süslenmeye ve yeni yıl gecesi için hazırlanacak yemeklere, davet edilecek konuklara karar verilir ve sıcacık samimi ortamlar yaratılır..

İlkokul yıllarımı hatırlıyordum da, o gün okul varsa hemen akşam olsun da eve gidilsin, anneannem ile dedem bize gelsin, annem ve anneannem yeni yıl geleneği haline gelen meşhur portakallı tavuğu , fava'sını , çeşitli mezelerini hazırlasın, dedem eve gelirken meyve ve çerezleri alıp gelsin, ben de o sürede yeni yıl ağacı altındaki hediyeleri sayarak gecenin başlamasını sabırsızlıkla beklerdim. Akşam olur dedem ve babam eve gelir, ardından ablam'lar ve abim işlerini bitirip bize katılır, evde bir hareketlilik, bir yandan masalar kurulur, diğer taraftan akşam dinlenecek müzikler seçilir, geleneksel tombala'lar çekmeceden çıkartılır, hepimiz güzel giysilerimizi giyip masaya oturur, neşe sohbet ve müzikler eşliğinde yeniyılın gelişini kutlardık...

O yıllarda Türkiye de yeni yıl ağacı ve süslerini bulmak şimdiki kadar kolay değildi ayrıca şuan olduğu gibi çeşitli dekoratif şeyler de pek mevcut değildi. Benim de bir yılbaşı ağacım olmadan önce, evdeki salon bitkilerini çeşitli renkli yün parçalarıyla, renkli paket ipleriyle ve kibrit kutularını parlak paket kağıtlarıyla kaplayıp kendi yeni yıl ağacımı yapardım. Bir gün annem evdeki bitkilerine çektirdiğim bu işkenceye daha fazla tahammül edememiş olsa gerek gerek ki elinde bir yılbaşı ağacıyla gelmişti. O an ki mutluluğum hala aklımdadır..

Yıllar geçse de bu geleneği halen devam ettirmeye çalışırım, her yıl ailecek kutlama yapamasak ta, dostlarımızla bir araya gelir , sıcacık sohbetlerin olduğu, gelen konukların getirdikleri birbirinden güzel yemeklerin aynı masada yarıştığı, gece sonuna doğru mutlaka ya monopoli ya da tabu oyunu ile eğlenceli saatler yaratmaya çalışır ve yeni yılı karşılarız.

Sizlerle, bu yıl için hazırlamış olduğumuz yeni yıl masamızdan ufak bir resim paylaşmak istedik.. Bakalım bu masa da bu yıl nasıl anılar birikecek... Hepinize şimdiden yeni yılın , hayatta en çok istediğiniz dileklerinizin gerçekleşmesini ve mutluluk dolu yıllar diliyoruz...

Yeni Yılınız Kutlu Olsun....( Sevgiyle Kalın )

(Meriç)





FINDIKLI BİSCOTTİ

19.11.2017
FINDIKLI BİSCOTTİ

Kahve içmek benim hayatımın olmazsa olmazları arasındadır. Sabah kalkar kalmaz mutlaka ilk duymak istediğim ne bir sıcacık çıtır çıtır, içinden erimiş kaşar peynirlerinin aktığı bir tost kokusu, ne de tereyağında pişmiş bir rafadan yumurtanın kokusudur. Ama bu bir mis gibi bir kahve kokusuysa asla karşı koyamam..

Hemen bir bardak nescafemi hazırlar ve güne daha zinde bir şekilde başlarım. En azından etrafımdaki insanlar benim kahveden sonra daha enerjik olduğumu söylüyor :)

İşte bu alışkanlığımı gün içinde gittiğim kahve dükkanlarında çeşitli kahveleri deneyerek tamamlamayı seviyorum. Biscottiyle tanışma hikayem de bu şekilde olmuştu. Eskiden hatırladığım bir İstanbul peksimeti diye birşey vardı. Annem fırına gittiği zaman mutlaka bu peksimetlerden alır, çayın yanında sunardı. Süngerimsi bir yapısı olan fakat süngerden çok az daha sert, içinde ufak kuru meyve parçacıkları olan kare kare şirin peksimetlerdi. Sanırım hala bazı dükkanlarda satılıyor.

Yine bir gün bir kahve dükkanından değişik bir kahve arama çabasının içine düştüğüm sırada, tezgahta şeffaf minik içerisinde biscotti olan poşetlere gözüm takıldı. Alıp hemen eve geldim ve kahvemi yapıp denemeye karar verdim. Bana o zamanlar annemin aldığı İstanbul peksimetlerini hatırlattı.

Fakat bu biscottiler sanırım tat olarak onları biraz daha sollayıp geçmiş olabilirler..:) Öylesine beğenmiştim ki artık kahvelerimin yanında aranan bir tat olmayı başarmıştı.. O günden sonra sürekli aynı dükkana gidip alıyordum, bir gün bunu ben de denesem acaba nasıl olur düşüncesiyle ilk denememi yaptım. Bunu ilk ve herzaman olduğu gibi nesliyle ve eşimle paylaştım. Onların da hoşuna gitmiş olsa gerek ki, nesli bu tarifi geliştirerek denememiz gerektiğini söyledi. ve Biz de içine çeşitli aromalar tatlar koyarak denemeler yaptık ve en doğal en hafif lezzeti bulmaya çalıştık bu süreçte sürekli herhafta nerdeyse bir tepsi biscotti yapar ve çevremizdeki dostlarımızla paylaşır olmuştuk. Ve artık bunu sizlerle paylaşma zamanı gelmişti...

Bizim en beğendiğimiz içinde portakal kabuğu rendesi ve fındık olanlar olmuştu. Ama siz isterseniz içine damla çikolata, kuru meyve parçaları ve tatlı badem kırıkları koyarak çeşitlerinizi arttırabilirsiniz.

Umarız sizin de hosunuza gider.. ;)

Biscottinin hikayesine gelince, aslen bir İtalyan bisküvisidir. Özelliği iki kere fırınlanmasıdır. Böylelikle hem daha dayanıklıdır hem de daha sert bir yapıya sahip olduğu için peksimet ayarındadır.
Orjinal ülkesinde biscottiler polenta unu ile yapılmaktadır. Eğer polenta unu kullanmak isterseniz macro center'dan ya da internette çeşitli gurme marketlerinden temin edebilirsiniz. ( Meriç )



KREM KARAMEL

12.11.2017
KREM KARAMEL

Hani vardır ya yabancı filmlerde, restoran, mutfak sahneleri, orada aşçılar, şefler ellerinde çakmağa benzeyen bir şeyle yemekleri, tatlıları karamelize ederler. Hep merak etmişimdir nasıl kullanılır, tatlıların üzerinde nasıl bir etki bırakır, fakat hiç cesaret edememiştim kullanmaya şimdiye kadar. Ateşten ödü patlayan biri olarak, hiçbir zaman ocağı kibritle yakmamış, eğer elektrik kesilirse ve evde uzun mutfak çakmaklarından yoksa akşama kadar aç oturup bekleyen ben, merakıma yenik düşüp bu karamelize etme çakmağından edinmeye karar vermiştim. Nesliyle beraber bu çakmakların en güzeli en kullanışlısı nedir nereden alabiliriz çabasına girip kendimize uygun olan bir tane almayı başardık. Bu çakmakların tabiki bir ismi varmış ' Pürmüz'..

Pürmüzümüz geldi.

Biz de hemen denemek istemenin heyecanı içinde nasıl bir tatlı yapalım krem karamel mi olsun yoksa krem brulemi tartışmaları sonucunda krem karamel yapmaya karar verdik.
Büyük bir heyecanla krema kısmını yapıp pişirdik, dolapta soğumasını bekliyorduk. Krem Karamelin krem kısmı dolapta soğurken nesli elinde pürmüz çeşitli denemeler yapıyor ben de o sırada kaygılı bakışlarla onu izliyordum. O pürmüz acaba birşeyleri yakar mı, yanlışlıkla elini yakarmı düşünceleri içindeyken nihayet kremalarımız soğumuştu. Şimdi sıra üzerine toz şeker serpip pürmüz ile karamelize etmeye...

Toz şekeri üzerine döktük ve başladık yakmaya , fakat bir sorun vardı ki şekerler tam istediğimiz gibi yanmıyor sadece bulundukları yerde terleyip top top oluyorlardı. Önce şekere suç bulduk ne biçim şeker bu , şeker dediğin erir kahverengileşir diyerekten. Halbuki esmer şeker kullanmıştık. En azından daha çabuk ve güzel karamelize olacağını düşünüyorduk.

Birkaç sefer denedikten ve sonra hayal kırıklığı içine düştüğümüz anda eski yöntem, annelerimizin usulünde, yani ocakta bir cezve içinde karamelize etmeye karar verdik...

Muhteşem olmuştu..

Bir o kadar da kolay.. Tabaktaki kremanın üzerine döktüğümüz anda şekerin mis gibi kokusu mutfağı kaplamıştı. Erimiş, karamelize olmuş şeker muhallebinin üstünde adeta buz patenini anımsatan sertliğe, düzlüğe ,kristalliğe bürünmüştü.

Hemen fotoğraflarını çektik tabiki.. Daha sonrasında kaşıkları krem karamel'in tam ortasına hızlıca batırarak ve karamel'den çıkan çıtırdama sesiyle mest olmuş bir şekilde afiyetle yedik :)

Bu arada , Pürmüz de sorun yokmuş sadece altında ayar düğmesi varmış ve biz onu açmamışız :)
Umarız bir daha ki sefere sizin için krem brule deneyip, bu sefer pürmüz'ü hakettiği şekilde kullanırız...
(Meriç)



DAMLA SAKIZLI PRATİK KURABİYE

06.11.2017
DAMLA SAKIZLI PRATİK KURABİYE

Doğduğum yer Çeşme olmasa da çocukluğumdan beri her yazı orada geçirdiğimden dolayı, bir çeşit Çeşmeli sayılırım diye düşünüyorum. Eski yıllarda Çeşme daha sakin sessiz, kendine yetecek kadar bir çarşısı olan, bu çarşı içinde bir kaç dükkanın ve turistleri eğlendirebilmek adına bir kaç bar ve pub'ın olduğu şirin bir tatil yeriydi. Yazın arkadaşlarla toplanıp ,dolmuşa binip Çeşme merkezine gidip orada kale'nin karşısında bulunan dondurmacıdan dondurma alıp deniz kenarında turlamışlığımız çoktur. Bu geleneği hala bazen yaparız.
O yıllar'dan bu yıllara Çeşme çok büyüdü gelişti, birçok otelin, restoranın, cafelerin, eğlence mekanlarının açıldığı ve her yıl diğer iller'den gelen tatilcileri ağırlayan bir yer haline geldi..Eskiden Alaçatının o eski Rum evleri arasındaki arnavut kaldırımı taşlı dar sokaklarında, Çeşmenin yerlisi olan teyzeler amcalar ve onların sütçülük, yumurtacılık yaparken taşımacılıkta kullandıkları hayvanlarının gezdiği bir yerdi. Şuan ise çok renkli dükkanların ve şık restoranların birbiyle yarıştığı , her yeni yıl gecesi bu sokakların, insanlarla dolup taştığı bir yer haline geldi. Ama ne yalan söyliyim Çeşmenin sakin ve sessiz olduğu dönemleri özlemedim değil... Çeşme bulunduğu konumu ve eski tarihi bakımından yunan kültürün'den kalma bazı değerleri bugünümüze taşımayı başarmıştır. Bunlar Hala tarihi değerini korumaya devam eden Çeşme Kalesi, Alaçatıda bulunan cumbali balkonları olan eski Rum taş evleri ve sakız ağaçları gibi.. Son yıllarda da aslen sakız adasının meşhur bir kurabiyesi olan damla sakızı kurabiyeleri Çeşme'de de çok ilgi gören tatlar arasında yerini aldı. Belli başlı pastaneler'de satışı yapılan, un kurabiyesi gibi bembeyaz, tadında ve kokusunda damla sakızı aromasını taşıyan bu kurabiyeler benim de vazgeçilmezim.

Küçüklüğümden beri damla sakızının herçeşidini sevmişimdir.O yıllarda en güzelinin Çeşme'de satıldığı meşhur damla sakızı reçelini kaşık kaşık yemek benim için çok eğlenceliydi. Şimdiler de ise bu reçeli, Türk kahvesinin yanında ikram edilen bir bardak suyun içine, ufak cam bir kaşık ile koyarım ve kahve sunumlarım'da, bu reçel, kahve yanında hem farklı bir görünüm ve tat olarak eşlik eder. ( Meriç)

Damla sakızı kurabiyesi yapılması düşünüldüğünde zormuş gibi gelebiliyor insana ama bizim size bugün vereceğimiz tarif hem çok pratik ve çok dayanıklı bir kurabiye tarifidir. Hazırlaması yaklaşık 5-6 dakika ve pişmesi yaklaşık 30 dakika kadar süren bu pratik damla sakızı kurabiyesini denemenizi tavsiye ediyoruz. ( Meriç)



YİNG YANG KURABİYE

29.10.2017
YİNG YANG KURABİYE

Bu tarifimiz adını Uzak Doğu felsefesinden almakta.
Bu düşüncenin temelinde kutuplaşma yatsa da aslında zıtlıktan
birleşen bir bütünlük içinde bağlılık ilişkisi vardır.

Tıpkı gündüzle gece gibi biri olmadan diğeri olamazdır ya hani işte bazı tariflerde de
olmazsa olmaz malzemeler vardır.

Bu kurabiye ile ilk ne zaman karşılaştım sizlere anlatmak istedim.
Çok karamsar bir günümdeydim sanki herşey ters gidiyordu ve evren o ara benim aleyhime işliyor gibiydi.
Bu ters gidişten ötürü dünyanın renklerini göremez oldum her şey siyah beyazdı benim için, sevgili Meriç ise benim bu durumumdan üzüntü duyuyordu. Beni neşelendirmek ve hayatın güzel olduğunu
anlatmaya çalışmak için çaba harcıyordu. Bir gün beni evine çağırdı sana harika bir kurabiye yaptım lütfen gel hem de sohbet ederiz dedi her ne kadar canım evden çıkmak istemiyorsa da onu kıramadım ve gittim. Sohbetimiz devam ederken mutfağa gitti ve bir tabak dolusu bu Ying Yang kurabiyelerinden getirdi karşıma oturup bana dedi ki;

"Gördüğün gibi her siyahın içinde bir beyaz vardır sen şimdi siyahı yaşıyor olabilirsin ama beyaz çok yakında bekle ve gör hayat devam ediyor..."
Sizin de hayatınızda bazen dengesizlikler,kötülükler olabilir ama önemli olan bunların içindeki ışığı,beyazlığı görmek, göremiyorsanızda size bunu gösterecek dostlarınız vardır yeter ki dinleyin ;)
Yapacağınız yemeklerde de dengeyi kaçırmamak yani ana unsur malzemeleri uygun oranda kullanmak böyle birşey.
Hayatınız hep dengeli olsun..Afiyetle (Ness)



KAYISILI CHEESECAKE

18.09.2017
KAYISILI CHEESECAKE

Çeşmedeki evimizde çocukluğumda bahçenin tam ortasına dikilmiş bir kayısı ağacımız vardı. Ozamanlar bu ağacı rahmetli ananem dikmişti. Küçük, cılız bir gövdeye sahip bu ağaca, komşu çocuklarıyla bahçe de ne zaman top oynasak, topu sürekli yanlışlıkla bu ağaca atar, 1,5 metrelik boyuyla mutfak penceresinden çıkıp bize bağıran annanem ile korkudan etrafa kaçışan çocukların anıları daha dün gibi gözümün önünde...
Bakmayın siz onun boyuna posuna, zamanında 1950'li yıllarda İzmir Konaktaki eski Elhamra sinemasında, daha Türkiye de adam gibi ne bilgisayarın ne de internetin olmadığı dönemde gişe'de sinema bileti satar, tüm bunların hesaplamalarını kafasından yapan zehir gibi ama bir o kadar da tonton bir kadındı :)

Eskiden hiç anlamazdım bir ağacın aslında ne kadar önemli olduğunu. Şuan ise ağaçların, bitkilerin ,doğanın bizim bir milli servetimiz olduğunu ve onları her şekilde koşulsuz koruyup sahip çıkmamız gerektiğini ve anneannemin neden o zamanlar bu kadar hassas davrandığını çok daha iyi anlıyorum.

Bu olayın üstünden yıllar geçti ve Kayısı ağacımız koskocaman , hatta evin çatısına kadar uzanan dallara sahip bir ağaç oldu. Tabi ananem ne yazık ki aramızda yoktu artık.. Ağaç, her yıl kovalar dolusu tatlı mı tatlı kayısılar verir, annem'ler bu kayısıları toplayıp bir kısmını komşularıyla paylaşır, kalan kısmından da marmelat yaparlar. Ben de her yıl bu marmelatlardan bir iki kavanoz kapar gelirim. Bu kayısı marmelat'ını bir çok kurabiye tatlı ve pasta kremaların'da kullanmak hoşuma gidiyor. Çünkü pasta kremaların'da, cheseecake kremaların'da kendine has muhteşem bir kokusu ve tadına sahip olduğunu düşünüyorum. Farklı bir aroma katıyor ve bu pastaları tadan herkes içinde ne olduğunu merak edip soruyor.

Evde elimde bu yıldan son kalmış bir kavanoz kayısı marmelatını neyle değerlendirsek diye düşünürken, Nesliyle cheesecake içinde kullanmaya karar verdik. Çok pratik hatta beş dakikada kremasını hazırlayabileceğiniz bir cheesecake tarifimiz var. Eğer evinizde kayısı marmelatınız varsa mutlaka denemenizi tavsiye ediyoruz.. (Meriç)



KABAK USULÜ PATATES KIZARTMASI

05.09.2017
KABAK USULÜ PATATES KIZARTMASI

Kabak usulü deyince akla bildiğimiz sebze olan kabak geldi değil mi ? :) Fakat ben size bugün başka bir kabaktan bahsedeceğim, Fethiye'nin Faralya köyü yakınlarına bulunan eşsiz güzelliğe sahip koyu olan Kabak'dan...
İlk oraya 2015 yılının temmuz ayında gitmiştim. Bu mevsinde güney tarafların sıcaktan kavrulduğu, fakat kabak koyu'na indiğinizde denizin ve doğanın verdiği serinlik ile gece uyurken üzerinize battaniye örtme gereksinimi duyduğunuz bir yerdir Kabak. Şehirin kalabalıklığından, gürültüsünden, kirliliğinden kopup, doğayla iç içe olmak...
İşte biz de eşimle birlikte bu düşünceleri, birkaç eşya ile birlikte sırt çantamıza atıp düştük yollara. İlk olarak Fethiye'ye geldiğinizde Faralya köyüne gidiyorsunuz, araçları köye bırakıp dolmuşlarla koy'a iniyorsunuz. Tabi dolmuşla inerken ufak çaplı bir maceraya hazır olmalısınız. Bu da işin süprizi olsun :) Orada kabak koyu'nun önünde, Türkiye'nin birçok yerinden gelmiş insanların olduğu ve orada sanki kırk yıllık dostçasına sohbetlerin döndüğü şirin mi şirin bir kampa vardık. Tatilimizin birkaç gün sonrasında , kampta kalan insanların bir şelale'den bahsettiğine kulak kabarttık.. Sonuçta doğayla iç içe olunan bir tatildeyiz , yiyip içip yan gelip yatmak olmaz düşüncesiyle ve maceracı ruhumuzu da bu işin içine katarak ertesi gün birkaç kişiden oluşan bir grupla şelale yollarına düştük. Tabi bilmediğimiz birkaç şey varmış ki bunları keşfettiğimizde artık çok geçti.

Böyle bir yürüyüşe katılcaksan 1. Kural sabah erken yola çıkacaksın. 2. Kural mutlaka yanına su ve yiyecek birşeyler alacaksın.. :) Tabi biz bunların hiç birini yapmamıştık. Kendimize güveniyoruz ya ne kadar zor olabilir ki alt tarafı şelaleye gideceğiz.


Tam tamına toplam 6 saat süren, dağın eteklerinde , inişli çıkışlı, yeri geldiğinde tırmanışlı bir yolculuk sonunda şelaleye ulaşmanın fakat susuzluk ve açlığın dayanılmaz hafifliği içindeydik. Çok yorulmuştuk, inanılmaz sıcak bir hava vardı. Evet o gün Şelaleye ulaşmıştık fakat bir süre sonra tekrar o kadar yolu nasıl geri döneceğimizi düşünüyorduk. Gruptan yükselen sesler ; 'Jandarmayı arasak bizi gelip kurtarır mı ?' 'Şelaleden yukarı tekrar nasıl tırmanıcağız?' 'Helikopter gönderirler mi arasak ?' 'Ama burada ne telefon çekiyor, ne de internet' şeklindeki konuşmalar arasında havlularımızı koyduğumuz çantanın içinde önceki günlerden kalan hiç açılmamış bir paket çubuk kraker bulduk. İnanamamıştık, o an altın bulsak bu kadar mutlu olamazdık herhalde :) Krakerleri grup arkadaşlarımızla paylaşarak bir çırpıda bitirdik. Zaman geçiyor, gidilecek uzun bir geri dönüş yolu var, herkes yorgun.. Hiçbirimizde ne enerji vardı ne de bişi..

Bizi motive edecek birşeyler lazımdı sanırım o motivasyonu ancak yemek yeme hayali karşılayabilirdi. Dönüş yolunda, kampa varınca neler yiyeceğimizi konuşarak hayaller kurarak yolu tuttuk. Gruptan bir arkadaş, kampta çalışan Murat'ın yaptığı süper patates kızartmasından bahsetmeye başladı.

Evet hayallerimiz artık o patates kızartmasıydı. Akşama doğru kan ter içinde nihayet kampa varmıştık. Hemen Murat'tan bize o meşhur patates kızartmasını hazırlamasını rica ettik. O an kendimi cennette hissettim desem abartmış olmam. O nasıl bir patatesti öyle... İncecik uzun uzun doğranmış, içinde birçok baharatın olduğu , sarımsak ve maydonoz'ların minik minik kıyılmış sıcacık çıtır çıtır patates... Sanırım yorucu fakat bir o kadar eğlenceli şelale yolculuğumuzdan sonra bu bizim için tatlı bir anı oldu. İzmir'e döndüğümüzde Nesli ile aynı tarifi denedik. Sonuç yine başarılıydı..
Nezaman o patatesi yesem bana Kabak koyunu ve Şelaleyi hatırlatır.



Patates kızartmasının resimleri yanı sıra size o cennet köşelerinin de resimlerini göstermek istiyorum.. Meriç



DAMLA ÇİKOLATALI KAKAOLU PRATİK KURABİYE

21.08.2017
DAMLA ÇİKOLATALI KAKAOLU PRATİK KURABİYE

Bazen insanın uzun uzadıya bir kurabiye , tatlı yapmaya vakti olmaz ya hani, ama o an mutlaka bişiler yapması gerekir. Ya birisi gelecektir ya da bir yere giderken ev yapımı bişiler pişirip götürmesi..

İşte öyle günlerden birinde, haftasonu yazlığa gelecek misafirler vardı ve annem bana akşam gelirken yanımda bir kurabiye getirmemi istemişti. Birkaç arkadaşı ziyarete gelecekti ve kahvenin ya da çayın yanında birşeyler ikram etmek istiyordu. Annem değişik hertür tarifi tatmaktan hoşlanır ama bunu ablam ya da ben yapıyorsam ve o sadece test etme kısmında yer alıyorsa daha çok hoşlanır. :) Aslında kim sevmez ki bir kutu dolusu kurabiye ile ya da yiyecekle eve geleni :)

Ablamın halihazırda sergi hazırlıkları devam ederken, onun bir kutu kurabiye yapıp Çeşmeye gelmesi bir hayal olduğu için, iş bana düşmüştü. Benim de bu kurabiyeleri pişirip götürmem için çok az vaktim vardı. Evde dolapları karıştırıp ne yapsam diye düşünürken aklıma hem pratik olacağını hem de lezzetli olacağını düşündüğüm çikolatalı pudingler geldi. Evet işte şimdi bu pudingi kurabiyeye dönüştürme vakti gelmişti..

Nasıl bir sonuçla karşılaşcağımı bilmeden giriştim kurabiye yapma kısmına sonuç başarılıydı. Yumuşacık mis gibi kakao kokan arka arkaya 3-4 yemeğe doyulamayacak bir lezzet ortaya çıkmıştı. Akşam misafirler kurabiyeleri tadınca çok hoşlarına gitmiş, tarif alma sırasına girmişlerdi.. :)

Hal böyle olunca, biz de bu kurabiyeleri tekrar sizler için denedik, Eğer çok vaktiniz yoksa ve beş dakikada kolayca bir kurabiye yapmak istiyorsanız mutlaka bu tarifi denemelisiniz ;) bizden söylemesi...Meriç



MİNİK ŞİRİN SUKULENTLER

15.08.2017
MİNİK ŞİRİN SUKULENTLER

Son yıllarda bir sukulent ( Teraryum) modası aldı başını gitti. Her çeşit saksının, kap'ların, fanus'ların içine rahatlıkla dikilebilen, fazla suya ihtiyaç duymayan, güneşi seven bodur sevimli kaktüs çeşitleri...

Geçmiş yıllarıma baktığımda, yetiştirilmesi en kolay çiçekleri bile öldürmeyi başarmış bir insan olan ben , bu sebeplerden ötürü hep uzak durmuştum bitki, çiçek bakımına.. taa ki, Desperate Housewives ( Umutsuz Ev Kadınları) 'nı izleyinceye kadar..

Dizi de geçen, Wisteria Lane sokaklarındaki o şahane banliyo evlerinin bahçelerini süsleyen çiçekler..
Bree karakterinin bahçesindeki kocaman ağaçlarının gölgesinde yetişen mor mavi ortancalar, Gabriel'in bahçe girişindeki kırmızı gülleri, Suzanın bembeyaz ahşap çitlerinin üzerine dolanmış sarmaşıklar , evlerin verandalarından sarkan rengarenk wisteria çiçekleri.... Tüm bu olağanüstü görsel şölen beni çiçeklere, bitkilere bir adım daha yaklaştırdı.


Geçenlerde Çeşme'de, karşı komşumuz rahmetli Neriman Teyze'nin otoparkının önünde kocaman bir saksı, içinde kurumaya yüz tutmuş, belki sadece yılın belli zamanlarında o da yağmur yağarsa toprağı ıslanan bir bitki gözüme çarptı. Aslında o bitki yıllardır oradaydı ama ben dahil kimsenin dikkatini çekmemişti.
Eğilip bu ne acaba diye bakmak istediğimde, orada o kocaman saksı içinde yıllardır duran sukulent'leri keşfettim. Sukulent'ler de günümüzde meşhur olunca tabi hemen tanıdım kendilerini.. Yoksa muhtemelen yine tanıyamayacaktım. İçlerinden bir kaç dal koparttım ve ufak bir kap içine koydum sukulent'leri.

İzmire döndüğümde nesli ile bu minik güzellikleri oyulmuş ağaç kütükleri içine yerleştirip dekore etmeye karar verdik. Ve an itibariyle balkonlarımızda yerlerini aldılar. Meriç




KAVUNLU PUDING

06.08.2017
KAVUNLU PUDING

Sıcak günlerin birinde şehir dışına çıkmış, arabamla ilerliyorken önce önümde bir traktör kasası dolu kavunları gördüğümde içim açıldı. Fakat yol şartları gereği canımız ne kadar çekse de o kavunlara ulaşamadan yola devam ettik, birkaç kilometre sonra yolun kenarında tezgah açmış satıcıyla karşılaşınca hemen durup alış verişe başladık,satıcı abi çok iyi biriydi ona yolda karşılaştığımız traktörden bahsedip nasıl canımızın çektiğini anlatırken bir yandan da bizim için kestiği kavunu tadıyorduk resmen bal damlıyordu , o sıcakta çok iyi gelmişti ,derken orada epey vakit geçirmiş olacaktık ki geçtiğimiz traktör geldi yanımızda durdu, meğersem tarladan buraya satışa getiriyormuş satıcı abiye "işte bu o bizim aklımızı çelen kavunlar" derken bir yandan da gülüyorduk. Satıcı "madem onları gördünüz size onlardan verelim" dedi romörk'e atladı bizde
tezgahta ki kavunları bırakıp traktördekilere daldık ve o heyecanla biraz fazla kaçırmışız ki bu kavunları sadece meyve olarak yemek yerine her türlü tüketmeye başladık ,şimdi size verdiğimiz tarifte bunlardan biri. Hafif ve enfes tat'da ki bu tarifi artık her mevsim bulabileceğiniz kavunlarla yapabilirsiniz ya da yola vurun kendinizi sizi de bir traktör bekliyordur belki...
Afiyetle (Ness)



KABAK ÇİÇEĞİ DOLMASI

05.07.2017
KABAK ÇİÇEĞİ DOLMASI

Bir giritli torunu olmama rağmen kabak çiçeği dolması ile yaklaşık 2 sene kadar önce tanıştım. Bizim evde genelde radika, cibez, arap saçı ( ki asla ağzıma koymadığım bir tatdır kendisi), turp otu gibi bitkilerin yemekleri ve salataları yapılırdı. Kabak çiçeğinin sadece bir değimden ibaret olduğunu düşünerek, kendisine, pazar tezgahlarında şöyle bir göz ucuyla bakıp geçmişliğim çoktur. Ta ki bir gün ablam elinde bir tencere dolusu kabak çiçeği dolması ile gelene kadar. Çiçekleri özenle yıkayıp temizlemiş, içlerine kuş üzümü ve çam fıstıklarını koyarak bunu mis gibi karabiber ve zeytinyağı kokusuyla taçlandırmış, üzerine limon sıkıldığında aynı bir midye dolmasını andıran bir lezzet ortaya çıkartmış. O gün bir oturuşta bir tencere dolmayı 2 ya da 3 kişi bir çırpıda bitirmiştik. Bu kadar güzel bir lezzet olabileceği aklıma gelmemişti o an'a kadar... Hemen tarif alma aşamasına geçerek ve ilk fırsatımı bulduğumda pazarda o tezgahları artık göz ucuyla seyretmek yerine, en güzel en taze çiçekleri arama çabasına girmiştim.

Kabak çiçekleri alınmış evin yolu tutulmuştu artık. Sıra yapılma aşamasına gelmişti ki, çok uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımın sürpriz ziyareti nedeniyle, çiçekleri bir süre daha beklemeleri için buzdolabına bırakmak durumunda kalmıştım. Arkadaşım Belçika da yaşayan ve orada küçücük bir kahve dükkanı işleten, yılın belli süreleri Türkiye'yi ziyaret eden ve son bir iki sene geldiğinde görüşme fırsatı yakalayamadığım eski bir dostumdu. Kabak çiçekleri beklesin , kızcağız o kadar yoldan gelmiş, bu kısa süreyi arkadaşımla değerlendirerek geçirmek daha cazip gelmişti, daha sonra nasılsa yaparım düşüncesiyle hareket etmiştim.

Tabi bir kaç gün geçtikten sonra, sıra kabak çiçeklerini yapmaya geldiğinde, çiçeklerin yapraklarının kapandığını ve kapandıktan sonra tekrar açıp, yıkayıp, ortasındaki sarı polenli kısmını çıkartmak nasıl zormuş o an tecrübe etmiş oldum. Yıkamak tam bir saatimi belki biraz daha fazlasını aldı. İçi hazırlayıp kavurup sıra doldurma işlemine gelmişti onu da hallettikten sonra, tencereye özenle yerleştirdim ve kabak çiçeklerini pişmeye bıraktım. Tamam her şey harika, artık sadece pişmesi geriye kaldı derken deprem oldu :) Şaka gibi bir gün.. Benim için çiçekleri açmaktı, yıkamaktı derken epey bir meşakatli bir dönemden geçtikten sonra üstüne bir de deprem tuzu biberi oldu.. :) O sırada yan komşum kapıyı çalıp ''Hadi Meriç biz biraz dışarıya çıkacağız sen de evde kalma'' deyince, teklifi, o korkuyla ikiletmek gibi bir lüksüm olmadığını anladım. Ve ocağın altını kapatıp kendimi sokağa attım. Eve bir iki saat sonra geri dönmüştüm ve ocağın altını tekrar açıp pişirmeye devam ettim ki sonuç hüsran, pirinçler su da beklediği için fazla şişmiş, ikinci kez pişirince iyice dağılıp erimiş, kabak çiçeklerinden haber yok, ortaya garip bir manzara çıkmıştı... Tabi ki Meriç bundan yılar mı hiç hemen telefona sarılıp Nesli'yi aradım ve ondan, bulup bulabileceği tüm kabak çiçeklerini getirmesini istedim. Ertesi gün beraber sakin bir şekilde kabak çiçeklerini yıkadık, iç pilavını hazırladık, pişirdik. Çok kolay ve leziz olmuştu.
Ve o süreden sonra sık sık, pazarda kabak çiçeği buldukça alıp pişirdik. Sofralarda, güzel bir meze ve aperatif olan kabak çiçeği dolmasının değişik bir şeklini de size sunmak istiyoruz.


Kabak çiçeklerini yıkayıp temizledikten sonra, içleri boş bir şekilde, bir bütün yumurta ile unu çırpıp biraz da tuz ekleyip, bu karışıma bulayıp kızgın tavada ters yüz yaparak çok bekletmeden kızartabilir, yanında servis önerisi olarak sarımsaklı yoğurt ile sevdiklerinize sunabilirsiniz. Meriç



YUNAN SALATASI

22.06.2017
YUNAN SALATASI

Egeli olarak malum salata çeşitlerine pek düşkünüz.
Ama bu tarifin bakmayın adının salata olarak geçtiğine ana yemek olarak da tercih edebileceğiniz bir salata çeşidi.
Orjinali Greek salad olan bu lezzetimizin keyfini iyi bir beyaz peynir ve egenin olmazsa olmazı kaliteli bir zeytinyağıyla taçlandırarak çıkarabilirsiniz.

Yunanlılar bu salatayı genelde feta peyniri ile yaparlar. Bu peynir beyaz peynire benzer fakat Türkiyede bu peyniri bulmak çok kolay olmadığı için beyaz peynir ile yapılmış hali de çok lezzetli oluyor.

Esasen ben çiğ soğandan pek hazetmem bunu da burda söylemiş olayım bu salatayı sizlere sunarken Meriç o işi halletti, ben de diğer sebzeleri hazırladım ne yapayım bazı şeylerden taviz veremiyorum bana anlayış gösterin sizde ben gibilerdenseniz ya tarife soğan eklemeyin ( inanın ki lezzeti değişmiyor :P ) şaka şaka yada başka birini bulun soğanları sizin için halletsin :))
Neyse kısa keseyim bu harika Ege tadının tarifini sizlere sunayım.
Günü hafif geçirmek isteyenlere afiyetle.. (Ness)



BAYKUŞ CUPCAKE

08.06.2017
BAYKUŞ CUPCAKE

Geçenlerde burnumda bir kek kokusuyla uyandım.
Nedendir bilinmez ama bazen komşunun pişirdiği daha cezbeder ya insanı, içimden inşallah nazımın geçtiği bir komşumuzdur da kapısını çalıp kahveye geldim bahanesiyle keki de kaparım diye geçirirken kokunun geldiği yeri anlamaya çalışıyordum ki o koku nedense beynimdeymiş.

Sağdan soldan kimseden öyle bişey gelmiyordu hayaller.. hayatlar gerçeğiyle yüzleştikten sonra gün içindeki telaşla akıp giderken sıra keke geldiğinde evde kakao kalmadığını farkettim. Markete gitmek için çıkmıştım ki sokakta annesiyle yürüyen minik kızı gördüm.

Rengarenk baykuş şeklinde bir çantası vardı gözüm ona takılmışken markete girdim gerekenleri alıp çıktım eve doğru yürüyordum ki yolun karşı tarafında bulunan bir evin bahçesindeki çam ağacının dalında asılı duran baykuş objesine gözüm takılıverdi. Kim bilir belki ne zamandır oradaydı ama bugün bana göründü demek ki, bugün dünya baykuş günü herhalde diye kendi kendime gülümserken apartman kapısındaki yansımam'dan üstümdeki t-shirt'te baykuş resmi olduğunu farketmemle kahkahayı basmam bir oldu. Aceleyle çıkarken dikkat etmemişim onu giydiğime :))

eveett.. Gerçekten en azından benim için baykuş günüymüş :)..Eh bu kadar çok bu şirin şeyle karşılaşmışken hemen aklıma sevdiğim bir aktristin sayfasında paylaştığı cupcakeler aklıma geldi. Meriç'le ne zamandır yapmayı isteyip ama hep ertelediğimiz bir şeydi. Bu sebeple basit bir kek yerine neden o baykuş cupcake'leri yapmayalım dedim. Tabi ki Meriç'i aradım olanları anlattım ve bunu bugün yapmalıyız dedim, eh o da durduğun kabahat deyince işte giriş, gelişme, sonuç. Şimdi sıra sizde ama siz bunları yapmak için baykuş görmeyi falan beklemeyin biran evvel deneyin bizden söylemesi ;)
Afiyetle (Ness)



URLA ENGİNAR FESTİVALİ

09.04.2017
URLA ENGİNAR FESTİVALİ

Her yıl Urla sanat sokağında düzenlenen Enginar Festivali bugün de birçok yerden gelen misafirlerini ağırladı. Çeşitli enginar tezgahlarının yanı sıra, bir çok el emeği örgüler, oyalar,takılar,dekorasyon objeleri de tezgahları renklendirmeye yardımcı oldu. Biz de sizin için ufak kareler yakalamayı ihmal etmedik.

Umarız her yıl bu tarz etkinlikler yapılmaya devam eder ve bizler de size güzel kareler yakalayıp, bu anı sizlerle paylaşırız.. Meriç



İZMİR ÇİKOLATA FESTİVALİ

02.04.2017
İZMİR ÇİKOLATA FESTİVALİ

Bugün de harika, mis gibi, rengarenk, çeşit çeşit tatların, çikolataların arasındaydık.

İzmir de son zamanlar da daha da artış gösteren festivaller zincirinden bir tanesi de geçenlerde katıldığımız''Çikolata festivaliydi''. Çeşitli markaların stantlarını bin bir çeşit çikolatalarla donattığı, sıcacık mis gibi kahve kokularının bu lezzete arkadaşlık bu festivale İzmir'de bayraklı'da bulunan ''La Vie Nouvelle'' ev sahipliği yaptı.

Seyretmesi de tatması kadar zevkli olan bu eşsiz çikolataların sergilendiği stantlar'dan birkaç kare fotoğraf sizin için topladık.. Meriç



ÇİKOLATA WORKSHOP

25.01.2017
ÇİKOLATA WORKSHOP

Bu gün çikolata workshop'una katıldık. Çeşit çeşit mis kokulu çikolatalar yaptık sevgimizi katıp.. Başlarda zor olabileceğini düşünerek katıldığımız ve eğitim sonunda iyi ki katılmışız dediğimiz bir workshop oldu bizim için.
Kocaman kuvertür adı verilen kare şeklinde kalın çikolata kalıplarını önce bir bıçak yardımıyla rendeler gibi ince ince kıydık. Ve bu kıyılmış çikolataları ocak üstünde kaynayan su kabının üstüne Bain Marie (Ben Mari) usulü karıştırarak erittik. Elde ettiğimiz çikolataları çeşitli meyve, fındık,fıstık ile karıştırarak kalıplara döktük. Aslında çeşitli çikolatalar yaratmak için bir çok yöntem ve şekil var biz bugün hem kaşıkla dökme şeklinde olan çikolatalardan , hem de içine dolgu kreması koyularak yapılan çikolatalardan yaptık. Sonuç harikaydı. Yemeğe kıyamadık desek abartmış olmayız :) Meriç

Size ufak bir bilgi daha sunmak isteriz ki, aldığınız hazır çikolataların veya kuvertür çikolatanın kakao oranı ne kadar yüksek olursa, hem tat olarak hem de yapacağınız çikolatalar açısından daha iyi sonuçlar elde etmeniz mümkündür..



Facebook  Twitter  Pinterest  Instagram  Google+

search

          • Pasta
          • Cupcake
          • Sütlü Tatlı
          • Şerbetli Tatlı
          • Kurabiye
          • Bisküvi
          • Kekler
          • Cheesecake
          • Puding
          • Tart
          • Tartolet
          • Reçel
          • Çikolata
          • Muffin
          • Börek
          • Poğaça
          • Milföy
          • Tuzlu Kurabiye
          • Frappe
          • Meyveli Smoothie
          • Limonata
          • Sorbe
          • Likör
          • Kokteyl
          • İtalya
          • Fransa
          • Uzak Doğu
          • Meksika
          • Amerikan
          • Yunan




Gizlilik Politikası ve Kullanım Sözlesmesi  Site Haritası 

© Copyright 2018 mutfaktat.com
Her hakkı saklıdır.