BRUSCHETTA TARİFİ
20.09.2018

BRUSCHETTA TARİFİ

En sevdiğim şeyler arasında 1 meze hazırlamak, 2 aperatif atıştırmalar hazırlamak gelir. Bu sebeple genelde buzluğumda mutlaka karides, tütsülenmiş et gibi pratik ve hayat kurtarıcı malzemeler bulunur. Olur da ansızın çat kapı bir birileri gelirse her zaman hazırlıklıyım diyebilirim.. :) Bugün paylaştığımız tarif, hazırlaması hem çok pratik, hem de görsel olarak ve lezzet olarak da ayrı bir güzellikte..

Yıllar önce Desperate Housewives dizinin bir bölümünde, Bree'nin, Linettin süpermarket'te rehin tutulduğu o anı televizyondan izlemek için gelen komşularına hazırladığı bu minik atıştırmalıklar, beni izlerken ağzımın sularının akmasına sebep olmuştu.. Buraya bir dipnot koymak gerekirse ; Sizin de bildiğiniz gibi Desperate Housewive Dizisine ( Umutsuz Ev kadınları) ne kadar hayran olduğum da ayrı bir mesele...

Size ara ara bu diziden şahane tariflerle gelip mutfağınızı renklendirmek bizim için ayrı bir keyif olacak. Bunu da şimdiden buradan söylemek istedik.

Bugün ise size Bruschetta ile geldik, umarız siz de beğenirsiniz.. (Meriç)



ÇİLEKLİ SEMİFREDDO
29.06.2018

ÇİLEKLİ SEMİFREDDO

Bu tarif ben de neden bu kadar takıntı yaptı bilmiyorum ama genel olarak İtalyan mutfağına özel bir ilgim yok değil. Zaman buldukça İtalyanların birçok geleneksel tariflerini denemeye çalışıyorum. Arada sırada Bologna da yaşayan arkadaşımla konuşuyoruz. Kendisi İtalyan biriyle evli ve bana eşinin annesinden edindiği, öğrendiği nefis yöresel tarifleri gönderir, üzerinde uzun uzun konuşur sonra denemek için kolları sıvarız..

Bugün sizlerle paylaşacağımız tarif, bolognalar'dan gelmedi fakat yine nefis bir İtalyan tatlısı.. Geçtiğimiz yıllarda, sevgili Gözde'nin bloğun'da '' Gurme Mutfak Hikayelerinde'' denk gelmiştim bu enfes tatlıya.. Gözdenin sitesi benim için ayrı anlam taşır. Kendisi gibi şirin mi şirin bir bloğa sahip, paylaşımcı, yardımsever bu tatlı kız ile geçtiğimiz günlerde yaptığımız konuşmada; '' Artık bu tatlıyı yapmanın zamanı geldi. İzninle bunu yapıp paylaşmak istiyoruz'' dediğimde canı gönülden tabikii memnuniyetle cevabını aldık.. Öncelikle buradan teşekkür etmek isteriz kendisine böyle güzel bir tarifle bizi tanıştırdığı için..

Gelelim bendeki takıntı durumuna, biraz önce bahsettiğim gibi, geçtiğimiz yıllarda sevgili Gözdenin sitesinde denk geldiğimde malzemelerine ve yapılış şekline şöyle bir göz atmıştım. Yapılması oldukça kolay görünen, içindeki malzemeler ise çok antin kuntin olmayan ama lezzet olarak farklı bir güzellikte olduğu kanaatine varmıştım. Fakat ne şanstır ki bir türlü deneme fırsatı bulamamıştım. Sürekli Nesliyle bu tatlıyı konuşur; ''Evet bunu deneyelim'' der, fakat araya başka denemeler tarifler girer uzun bir süre geçer giderdi.

Bu sefer yapacağız diyerek çıktığımız alışveriş esnasında ya çilek bulamadık, çileği bulduk acı badem kurabiyesini bulamadık.. Sanırım o zaman evren bizden yana değildi :) Ama biz vazgeçermiyiz koyduk ya kafaya bir kere...
birkaç girişimden sonra malzemeleri bir şekilde temin ettik, Gözdenin sitesindeki tarifi hatim ettik ve sonunda başardık :)) Umarız siz bu tarifi denemek istediğinizde evren sizin yanınızda olur ve aradan uzun yıllar geçmez.. Şimdiden afiyet Olsun (Meriç)



LİMONLU ÇİLEKLİ CUP TARİFİ
04.04.2018

LİMONLU ÇİLEKLİ CUP TARİFİ

Herkesin mutlaka çocukluktan edindiği bir arkadaşı vardır. Fakat bazen yıllar araya girip, hayat mücadelesine kapılınca insanlar bu dostluklarını devam ettiremeyip, herkes kendi yoluna gidiyor ve tüm bunlar birer çocukluk anısı olarak hafızalarda kalıyor. Fakat bir de yılların eskitemediği dostluklar da olabiliyor. Ve ben bu insanlardan bir tanesiyim.

Benim de işte böyle, doğduğum günden bu yana arkadaş olduğum ve hala zaman buldukça bir araya geldiğim Nathalie adında bir arkadaşım var. Kendisi, annesi Türk, babası İngiliz asıllı olan bir ailenin kızı, ve benim ilk arkadaşımdır. Çocukluğumuz neredeyse bir geçmiştir. Yaz ayları geldiğinde okullar kapandığında büyük bir hevesle ikimiz de Çeşme'deki anneannemizin, babaanemizin evine koşar, orada birlikte denize gider, çeşitli oyunlar oynayarak yaz tatilinin tadını çıkartırdık. Lise yıllarımızın gelip çattığı dönemlerde, ilkbahar aylarında da hafta sonları Nathalie'nin Babanesi'nin Karşıyaka'daki evine gider, hafta sonu orada birlikte geçirirdik.

Babaannesi Rita Teyze, aslen İtalyan asılllı şirin mi şirin, bir o kadar komik bir kadındı. Kocası Armando (herkes Armo diye hitap eder) Amca da ona keza bir insandı. Her pazar her ikisi de iki dirhem bir çekirdek giyinir, kiliseye giderlerdi. Rita Teyze inci kolyelerini takar, dantel yakalı elbiselerinden bir tane seçip giyer, Armo Amca da jilet gibi ütülenmiş gömleklerinden giyer,kravatını takar, kolonya'sını sürer arabasına geçer, Rita Teyzeyi beklerdi. Rita Teyze her zaman arabaya geç kalır ve Armo amcayı sinirlendirir ve 'Yeter artık bu kadını beklemekten sıkıldım' diyip yavaş yavaş gaza basar ve Rita teyzeyi arabanın arkasından söylene söylene koşturturdu ve aralarında tatlı atışmalar başlardı. Biz de Nathalie ile bu duruma çok gülerdik. ''Mekanları cennet olsun''! Gerçekten çok sevimli bir çifttiler..

Rita Teyze, onlara her gittiğim zamanlarda beni değişik İtalyan kurabiyeleri, tatlılarıyla karşılardı. Bu çilekli limonlu tatlı tarifi de ondan kalan bir yadigar. Çilek mevsimi başladığı zaman bu tatlıyı yapar, biz de Nathalie ile beraber ağzımızın suları aka aka bu enfes tatlılara kaşıklarımızı daldırırdık.

Ben de her yıl bu tarifi çilek zamanı geldiğinde birkaç sefer mutlaka yaparım ve Rita Teyzeyi anarım.. Bu günde bu enfes tatlıyı sizin için denemek ve Rita Teyzenin hatırasını tekrar yaşatmak istedik.. Umarız siz de beğenirsiniz... Afiyet olsun ( Meriç)



VİŞNE LİKÖRLÜ TIRAMISU TARİFİ
21.03.2018

VİŞNE LİKÖRLÜ TIRAMISU TARİFİ

Eskiden diğer anneler gibi benim de annemin günleri olurdu. Kimi zaman para günleri, kimi zaman altın günleri.. Tabi son yıllarda bu tür günler , toplantılar daha modern bir hal aldı ve ülkemizde açılan birçok cafe, restoran ve Avm' lere taşındı. Ama eskilerden hatırladığım, bir gün önce tüm ev temizlenir, çeşit çeşit ikramlar hazırlanır, önceden kolalanmış tepsi örtüleri, çay fincan takımları çıkartılır. Ertesi gün olduğunda misafirler beklenir, hoş sohbetler esnasında çaylar içilir ikramlar tadılırdı. İşte o yıllar da annemin günleri için ablam hazırlıklar yapar, yardım eder, bense onların bu telaşlarını izlemekle yetinirdim.. Ablam evlenip gittikten sonra bu meşaleyi de bana bırakıp gitmişti. Artık mutfaktaki aşcı yamağı bendim. Sanırım o yıllarda sevmeye başladım pasta börek yemek yapmayı..

Yine böyle bir günde annemin misafirleri için hazırladığım pastanın kekine değişik bişiler yapmak istemiştim. Napsam napsam diye düşünürken babama eski iş arkadaşlarından gelen viskiler, likörler gözüme ilişmişti. Annemin mutfakta olmayışını fırsat bilerek kek'e likör ve viskiden biraz eklemiştim. Sonra da bir güzel kremasını hazırlayıp bana göre enfes bir pasta yapmıştım.

Misafirler gelip pasta'dan yedikleri zaman çok beğenmişler fakat sanırım birçoğu biraz etkilenmiş olsa gerek gülüşme seslerinin yükseldiği , hatta sohbetlere şarkıların da eşlik ettiği bir hal almıştı. Herkes mutlu şarkılar söylüyor, kahkahalar atıyor. Sıcaklananlar pencereye koşuyordu. Sanırım alkol biraz etkilemişti :)

Akşam annem öğrendiğinde bana biraz kızmış olsa da ben çok eğlenmiştim. Ve o günden sonra pastalara likör koymayı adet edinmiş, fakat koyduğum miktarı biraz daha dikkat ederek devam etmiştim.
Bugün hala pastalara hafif bir aroma vermeyi seviyorum. Bu sebeple de sizlere kendi hazırladığımız vişne likörü ile yapılmış tiramisu tarifimizi sunuyoruz..

Tiramisu sizin de bildiğiniz gibi İtalya'da doğmuş bir lezzet ve aslen Mascarpone peyniri ve kedi dili (Lady Finger) kullanılarak yapılır. Fakat bunu labne peyniri ile ve çeşitli pasta tabanı kekler ile de oldukça lezzetli bir şekilde de hazırlayabilirsiniz. (Meriç)



FINDIKLI BİSCOTTİ
19.11.2017

FINDIKLI BİSCOTTİ

Kahve içmek benim hayatımın olmazsa olmazları arasındadır. Sabah kalkar kalmaz mutlaka ilk duymak istediğim ne bir sıcacık çıtır çıtır, içinden erimiş kaşar peynirlerinin aktığı bir tost kokusu, ne de tereyağında pişmiş bir rafadan yumurtanın kokusudur. Ama bu bir mis gibi bir kahve kokusuysa asla karşı koyamam..

Hemen bir bardak nescafemi hazırlar ve güne daha zinde bir şekilde başlarım. En azından etrafımdaki insanlar benim kahveden sonra daha enerjik olduğumu söylüyor :)

İşte bu alışkanlığımı gün içinde gittiğim kahve dükkanlarında çeşitli kahveleri deneyerek tamamlamayı seviyorum. Biscottiyle tanışma hikayem de bu şekilde olmuştu. Eskiden hatırladığım bir İstanbul peksimeti diye birşey vardı. Annem fırına gittiği zaman mutlaka bu peksimetlerden alır, çayın yanında sunardı. Süngerimsi bir yapısı olan fakat süngerden çok az daha sert, içinde ufak kuru meyve parçacıkları olan kare kare şirin peksimetlerdi. Sanırım hala bazı dükkanlarda satılıyor.

Yine bir gün bir kahve dükkanından değişik bir kahve arama çabasının içine düştüğüm sırada, tezgahta şeffaf minik içerisinde biscotti olan poşetlere gözüm takıldı. Alıp hemen eve geldim ve kahvemi yapıp denemeye karar verdim. Bana o zamanlar annemin aldığı İstanbul peksimetlerini hatırlattı.

Fakat bu biscottiler sanırım tat olarak onları biraz daha sollayıp geçmiş olabilirler..:) Öylesine beğenmiştim ki artık kahvelerimin yanında aranan bir tat olmayı başarmıştı.. O günden sonra sürekli aynı dükkana gidip alıyordum, bir gün bunu ben de denesem acaba nasıl olur düşüncesiyle ilk denememi yaptım. Bunu ilk ve herzaman olduğu gibi nesliyle ve eşimle paylaştım. Onların da hoşuna gitmiş olsa gerek ki, nesli bu tarifi geliştirerek denememiz gerektiğini söyledi. ve Biz de içine çeşitli aromalar tatlar koyarak denemeler yaptık ve en doğal en hafif lezzeti bulmaya çalıştık bu süreçte sürekli herhafta nerdeyse bir tepsi biscotti yapar ve çevremizdeki dostlarımızla paylaşır olmuştuk. Ve artık bunu sizlerle paylaşma zamanı gelmişti...

Bizim en beğendiğimiz içinde portakal kabuğu rendesi ve fındık olanlar olmuştu. Ama siz isterseniz içine damla çikolata, kuru meyve parçaları ve tatlı badem kırıkları koyarak çeşitlerinizi arttırabilirsiniz.

Umarız sizin de hosunuza gider.. ;)

Biscottinin hikayesine gelince, aslen bir İtalyan bisküvisidir. Özelliği iki kere fırınlanmasıdır. Böylelikle hem daha dayanıklıdır hem de daha sert bir yapıya sahip olduğu için peksimet ayarındadır.
Orjinal ülkesinde biscottiler polenta unu ile yapılmaktadır. Eğer polenta unu kullanmak isterseniz macro center'dan ya da internette çeşitli gurme marketlerinden temin edebilirsiniz. ( Meriç )



Facebook  Twitter  Pinterest  Instagram  Google+

search

          • Pasta
          • Cupcake
          • Sütlü Tatlı
          • Şerbetli Tatlı
          • Kurabiye
          • Bisküvi
          • Kekler
          • Cheesecake
          • Puding
          • Tart
          • Tartolet
          • Reçel
          • Çikolata
          • Muffin
          • Börek
          • Poğaça
          • Milföy
          • Tuzlu Kurabiye
          • Frappe
          • Meyveli Smoothie
          • Limonata
          • Sorbe
          • Likör
          • Kokteyl
          • İtalya
          • Fransa
          • Uzak Doğu
          • Meksika
          • Amerikan
          • Yunan




Gizlilik Politikası ve Kullanım Sözlesmesi  Site Haritası 

© Copyright 2018 mutfaktat.com
Her hakkı saklıdır.